» Cezmi Ersöz şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

15.04

2018

Ant İçme

Zübeyde Yalçınkaya

Önce bir kurban kestiler ve içki boynuzunun içine kımız doldurdular sonra buna kanlarını karıştırdılar. Tabi bunun için kılıçla kollarındaki bir damarı küçükçe çizdiler ve kanı şaraba akıttılar. Daha sonra kabın içerisine kılıçlarını daldırdılar. Bunun ardı sıra yel ve yatağan üzerine ant edip kaptaki şaraptan aynı anda ikisi de dudaklarını dayayıp azıcık içtiler. Artık böylece Karaman ile Koçgar birbirinin kan kardeşi oldular. Koçgar,
-İnsana her zaman dost gerekir, dedi. Bu söz üzerine Karaman başıyla onu tastik etti. Ve,
-Dost dediğin bizim gibi iki kişiden olur. Üç kişiden fazla dostluk dostluk olmaz. Çünkü böyle bir dostluk her zaman için zayıf olur ve kötü kadın gibi bir şey olur, dedi. Ve birlikte gülüştüler.
Buralarda yiğit biri görüldüğünde dostluğu kazanılmaya çalışılırdı. Çünkü dost, dost olunan kişi için yenilmez bir silah gibiydi. Ve herkesin kesin ant içtiği bir karındaşı vardı. Çünkü kan kardeş savaş sırasında dostunu ve onun malını korurdu. İşte bu nedenle Koçgar ile Karaman kan kardeş olmuştular.
Kan kardeş olma töreni tüm şaşasıyla bittikten sonra Koçgar ve Karaman evlerine gittiler. O günden sonra birbirlerinin arkasını kolladılar. Birinin otlağı tehlikeye düştüğünde öteki onun otlağını korudu. Savaş mı oldu biri öbürünün önüne atılıp savaştı. Ve dostluğunu birbirlerine her defasında ispatladılar. Fakat ne olduysa iki dost bu sıralar birbirine uzak duruyordular. Karaman'a baktığınızda bugünlerde çok dalgındı. Aynı şekilde Koçgar'da hem dalgın hem de kuytulara çekilip oturmaktaydı. Ve ikisi bir araya geldiğinde konuşmak yerine saatlerce susardılar.
Karaman'ın içinde yanan bir ateş vardı. Aynı şekilde Koçgar'ında. Ve ikisinde de yanan ateşin adı Alanguva idi. Evet, bu kızı ilk gördükleri günden beri ona ikisi de aşık olmuştular. Kızın saçları sırtına kadar uzun, siyah gözlü, orta boylu biriydi. Ve tam bir savaşçıydı. Savaşlarda düşmanı dize getiren bu kız Karaman içinde, Koçgar içinde vazgeçilmez bir şeydi. Fakat iki dost bu kıza aynı anda aşık olduklarının farkında değildiler. İkisi de farklı zamanlarda kızın etrafında dolanıyor ve onu elde etmeye çalışıyorlardı. Kıza güzel söz söylemeler, ona kopuz çalmalar, vb. Ama bir şey vardı ki kız ikisini birden idare ediyor gibiydi. Kız kendine en uygun olan eşi böylece seçmeye çalışıyordu. Kız için en güçlü olan kimse o onun eşi olmalıydı. Bu yüzden ikisini birbiriyle dövüştürmek istiyordu. Kız ikisine de farklı vakitlerde durumu anlattı ve ikisini bir yerde dövüşmeye ikna etti. Koçgar ve Karaman ilk kez karşı karşıya geldiler. İkisi de kıza o kadar âşıklardı ki kız için değil savaşmak, ölmeyi bile göze alırdılar. Fakat bu durum başkaydı. İki kan kardeş bir kız için birbiriyle savaşacak kadar alçak değildiler. Nihayetinde kız her zaman bulunurdu, ama dostluk bulunmazdı. İşte bu nedenle birbiriyle dövüşmeyi reddettiler ve kıza arkalarını dönüp gittiler.


Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri