» Sunay Akyn şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

08.04

2018

Ağaç

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 11.04.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Önce her yer sularla kaplıydı. Su bölündü ve yerler oluştu. Sonra da yer nemlendiği için onu yırtarak ağaç ortaya çıktı. Böylece su ve yerden sonra yaratılan üçüncü varlık ağaçtı. Kutsal ruh insanı dokuz dallı ağacın altında yaratarak onu kutsadı ve her insanla birlikte bir ağaç yarattı.
Evet, her insanın bir ağacı vardı ve bu ağaç öldüğünde insanda ölürdü. Tara bunu bildiği için kötü ruhlardan yardım istedi. Amacı ağaçları bir bir keserek, insan soyunun sonunu getirmekti. Bunun için geceleri ayin yapıyor, ayin sırasında da odun kömüründen oluşan Berşe adlı askerler yaratıyordu ve sonrada kutsal ormandaki ağaçları bu askerlere kestiriyordu.
Berşe'ler ismi gibi odun kömüründen oluşmaktaydı. Tara dağ başında bulunan incir ağacını keserek onu ateşte yakıp kötü ruhlar aracılığıyla kutsayarak askere dönüşmesini sağlamıştı. Tara'nın bundaki amacı kendi krallığını kurup, Berşe'lerden oluşan bir orduyla dünyanın hakimi ve tek gücü olmaktı. Fakat bu iş sanıldığı kadar kolay bir iş değildi. Çünkü ağaçları kestiği kadar yeni ağaçların ekilmesini de Tara engellemeliydi. En önemlisiyse Assur Kral'ın yaptığı yeniden doğuş bayramı kutlamaları gününde Tara tüm ağaçları aynı anda kesmeliydi ve böylece istediği amaca ulaşmalıydı.
Berşe'ler her gece ormana gidip, ağaçları gizlice kestiler. Sabahları ise kuytu köşelere gizlendiler. İnsanlarsa olanlara şaşkındı. Evet, ölüm insan içindi ama aynı gün içinde birçok insan ölmüştü. En basitinden aynı aileden ve soydan olan Sorgun, Aluç, Cide, Çangal, Ardıç, Çatuk, Gürgen, Kokuş aynı anda ve aynı günde ölmüşlerdi. Kimse neden birden öldüklerine anlam veremedi.
Assur Kral, düşünceliydi. İnsanlara ne oluyordu böyle. Olanlara anlam veremiyordu. Eşi Iğaç,
-Assur bir şeyler yapman lazım. İnsanlarımız ölüyor, bunun bir sebebi olmalı. Kutsal ruhlar insanları lanetlemiş olmalı. Bunun sebebini öğrenmek için birini görevlendir ve doğuda hayat ağacında yaşayan Ülgen ve Umay'ın yanına gönder ve neler olduğunu öğrenip onlardan yardım istet dedi. Assur çaresiz karısının sözünü dinledi ve komutan Dibek'i adamlarıyla birlikte doğuya, Umay ve Ülgen'in yanına yolladı.
Dibek, Dumuzi bölgesine hızla ilerliyordu. Fakat yol boyunca kesilmiş ağaçları görüp şaşırdı. Dibek,
-Bunlara ne oldu böyle, dedi. Ve sonra yoluna devam etti.
Yolda ilerlerken karşılarına ejderhalar, kaplanlar ve yılanlar çıktı. Bunlar hayat ağacını korumakla görevlilerdi. Dibek, insanlığın başına gelenleri bunlara anlattılar, onlarda Umay ve Ülgen'in Dibek'in geleceğinden haberdar olduklarını ve bu nedenle onları takip etmeleri gerektiğini söylediler.
Önce Döğer denilen bir yere geldiler. Burada kalın, enli ağaçlar vardı. Üzerinde de simung kuşları... Kuşlar hep bir ağızdan,
-Ağaç doğar, insan doğar. Ağaç ölür, insan ölür diyorlardı.
Dibek ve adamları buna bir anlam veremediler. Dibek, Ejderhalar, kaplanlar ve yılanlara:
-Neden böyle diyorlar, dedi. Onlarda,
-İnsanın sırrı ağaçtadır, dediler. Dibek buna bir anlam veremese de tekrar onlara bir şey soramadı.
Yolun sonuna gelmişlerdi. Ve burada dokuz dallı ağaç ve onun üzerinde de Umay ve Ülgen vardı. Dibek onların yanına ağacın altına gitmek için beyaz atından indi. Sonrada:
-Ey kutsal ana Umay halimiz perişan. Kutsal ruhlar bizi lanetledi. İnsanlarımız sebepsiz yere ölüyor, dedi. Umay,
-Dibek, insanlar sebepsiz yere değil, onlarla birlikte doğan ve onlarla birlikte ölmesi gereken ağaçları, birileri tarafından vaktinden önce kesilerek, öldürüldüğü için ölüyorlar. Senin ülkenin batısında dağlık alanda saklanan Tara adlı bir kişi insanların canını taşıyan ağaçları kesiyor. Bunu da Berşe'ler aracılığıyla gece vakti yapıyor. Sen ey genç adam Berşe'lerle savaşıp onları yenip sonra da Tara'yı öldürmelisin. Eğer sen bunu yapmazsan Tara bütün ağaçları kesip insanların ölmesine yol açacak sonra da hayat ağacını da kesip, dünyanın merkezini temelden yıkıp, kendine yeni bir dünya yaratacak, dedi. Dibek,
-Peki ben onları nasıl yeneceğim, dedi.
-Sungularla yani kansız kurban olan saçı ile...Çünkü kutsal ruhlar sizden kurban bekliyor. Kansız kurban olan kımızı kesilmemiş ağaçlara dökün ve onları kutsayın. Böylece Berşe'ler ağaçlara yaklaşamayacak ve kımızın kokusundan güçlerini kaybedip, eski hallerine, odun kömürüne dönüşüp kül olacaklar. Fakat asıl adam Tara...Onu yenmek için kılıcını kımızla yıka ve onu Tara'nın kalbine sapla, dedi. Sonra hayat ağacı, Umay ve Ülgen esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldular. Dibek ve arkadaşları olanlar karşısında şaşkına döndüler.
Ejderhalar, kaplanlar ve yılanlar Dibek ve arkadaşlarına gitme vaktiniz geldi, dediler. Sonrada,
-Batıya doğru gidin, unutmayın Tara'nın askerleri gece ağaçları kesiyor ve gece olmadan kayın ormanlarını kurtarın dediler.
Dibek ve arkadaşları buraya, hayat ağacı, Umay ve Ülgen'in yanına çok uzun bir zamanda gelirken, buradan geri döndüklerinde sanki yol kısalmış gibiydi. Ve onlar ormana ulaştığında her yer kararmaya başlamıştı. Dibek ve arkadaşları ağaçların altına kımız döktüler. Etrafta ağır bir koku oluştu. Berşe'ler ağaçlara yaklaşamadan odun kömürüne dönüşüp kül oluyorlardı. Tara ordusuna olanları görünce atıyla kaçmaya başladı. Dibek atıyla onun arkasından gitti. Sonra kımızla yıkadığı kılıcını yerinden çıkarıp, Tara ile savaştı. Tara kötü ruhların tüm desteğini alsa da Dibek iyi ruhların yardımıyla Tara'yı atından düşürdü. Yerde uzun bir süre savaştıktan sonra Dibek kılıcını Tara'nın kalbine sapladı. Böylelikle ağaçların ve insanların ömürleri bir kardeş gibi kaderlerini yaşamakta serbest kaldı. Assur kral ve halkı Umay ve Ülgen'e teşekkür etmek için evlerinin doğusuna bakan bahçelerine birer ağaç diktiler.



Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: ağaç-insan-kutsal ruh

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri