» Ahmet Telli şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

21.02

2018

Neredesin Neşe'm

Sıdıka Yakşi

Bu öykü, 21.02.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.



Nurettin kızını parkta salıngaçta sallıyordu. Çok tatlı bir kızı vardı. Sarı uzun saçları. mavi gözleri vardı. Aslında karı koca ikisi de renkli gözlü değillerdi ama kızları renkli gözlüydü. Nurettin'in babasıyla dedesi renkli gözlüydüler. Zaten gören herkes, "Neşe aynı dedesi" diyordu. Küçük kız dedesine de çok düşkündü.
Bugün onu babası parka getirdi. Babasından rica etmişti. "Baba birlikte parka gidelim mi?" demişti. Babası da bugün kızını kırmak istemedi.
Nurettin her zaman kızıyla ilgilenemiyordu, çünkü çok yoğun ve vardiyalı çalışması gerekiyordu. Eşi çalışmadığı için, kızlarını parka getirme işi eşine kalıyordu.
Küçük kız babasıyla parka gelmeyi çok arzuluyordu. Bugün, babasıyla parka geldiği için çok mutlu olmuştu.
"Hadi baba biraz daha hızlı salla. Ben hiç korkmam!" diyerek, babasını kendisini daha hızlı sallamasını istiyor. Babası onu salladıkça kahkahalar atıyordu. Onun bu mutlu halleri çevredeki herkesin dikkatini çekmişti. Oradan geçen herkes, baba ve kıza sevgi dolu gözlerle bakıyordu.
Sonra bir ara Nurettin!in telefonu çaldı. Nurettin açmak istemedi. Bugün kızının günüydü. Kimseyle konuşmak istemiyordu. Ama telefon inatla, bir daha bir daha çalıyordu. telefonunu çıkardı, 'Sessize bari alayım' diye düşünürken, aynı arkadaşının tekrar tekrar aradığını fark etti. 'Önemli bir şey olmasa aramaz bu çocuk beni' diyerek telefonunu açtı. Kızına da, "Kızım ben geliyorum. Bir konuşma yapacağım. Sen sallanmaya devam et." diyerek, biraz salıngaçtan uzaklaştı.
"Tamam baba"
Kız umursamaz bir şekilde sallanmaya devam ediyordu. Nurettin, salıngaçtan yüz metre ileriye gitmiş, telefonla konuşuyordu.
O ara nereden geldiği belli olmayan biri, hızlıdan geldi. Salıngacı durdurdu. Kızı kaptığı gibi kucağına alıp, koşmaya başladı. Nurettin kızının çığlıklarıyla olayı fark etti! Hemen peşlerine takıldı. O ara orada parktaki kişilerden bazıları da, Nurettin'e yardım için koşmaya başladılar. Biri polisi aradı. Bir arabaya bindirdiler kızı. Nurettin kalakalmıştı. Aklı başından gitti. Kızım Neşe'm! Allah'ım nereye götürdüler kızımı? Neşe'm! diyerek feryat etmeye başladı. Çevredekiler sakinleştirmeye çalıştılar. O ara polis geldi. Kızı kaçıran şahsı görenler, polise bilgi verdi. Nurettin'i karakola götürdüler.
Bütün birimlere haber salındı. Kızın fotoğrafı ve kaçıranın eşgali bildirildi.
Aradan üç gün geçti. Nurettin kendinde değildi. Sinir krizleri geçiriyordu. Eşini, annesini, babasını tanımaz olmuştu. Tek söylediği söz "Kızım Neşe'm neredesin?"
Bütün aile yasa boğuldu.
Aradan bir hafta geçti. Ne yazık ki, Neşe'den de, kaçıranlardan da bir haber alınamadı. Acılı baba akli dengesini yitirdi. Kendini bilmeden hastanede yatıyor. Nurettin'in acılı eşi sürekli sorup soruşturuyor, polislerle iş birliği içinde, kızını aramaya devam ediyor! Kızını bulma ümidini kaybetmiyor, sürekli arıyor! Geceleri sabahlara kadar uyumuyor. Yaşlı gözlerle kızının resimlerine bakıp bakıp, göz yaşı döküyor. Gündüzleri sokak sokak dolaşıyor. Her gördüğü kişiye kızının fotoğrafını gösteriyor! "Kızım kayboldu. Fotoğraftaki kızımı gördünüz mü?" diye soruyor!!!

Sıdıka Yakşi

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: park-salıngaç-kahkaha

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri