» Attilâ Ylhan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

18.07

2017

Nem Rüzgâr Barut

Uğur Bolat

Bu öykü, 26.07.2017 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Eğitim Cemil için beklediğinden kolay gidiyordu. Metehan çok kolay öğreniyor, yanlış bildiklerini de hemen unutabiliyordu. Sıra elindeki Dragunov'u kullanabilmeye gelmişti. Bu işin en önemli kısmı yetenekti. Ve bu yeteneğin Metehan'da olduğunu biliyordu. Şimdiye kadar hiç büyük bir hata yapmamıştı. Cemil sonunda yerini doldurabilecek ve işten kaçmayan birini bulduğuna şükrediyordu.
Sabah şafak sökerken ikisi de eğitim alanında tam teçhizatlı bir şekilde belirdiler. Cemilin adımları adeta yok gibiydi. Metehan ise bastığı yeri titretir şekilde geliyordu. Güneş yavaş yavaş ikisinin arasından yükseliyordu. Sanki geçmişle gelecek ortada buluşmak için birbirlerine emin adımlarla yürüyordu.
Metehan, Cemil'in önünde durdu. Sakin bir baş selamı verdi. Bugün icat edilecek eğitim koşuşturmasını merak ediyordu. Cemil gözlerini hafif kısmış, karşısında ki genç adamın gün be gün olgunlaşmasını izliyordu. Normal birinin üç ayda zor öğrenebileceği şeyleri Metehan neredeyse on güne sığdırmıştı.
'Bugün silahları değişeceğiz. Belki de bugünden sonra ben gidene kadar artık koruman ben olacağım. Araziye gitmemiz lazım. Bir fikrin var mı?' diye sordu Metehan'a.
'Sümbüle çıkalım. Sessizce. Sonrasına orda bakarız.' Diye cevapladı Metehan.
Cemil haber merkezine kullanacakları güzergâhı telefonla yazdırdı. Sümbülün eteklerine varmak için bir ekip aracı istedi. Gelen araçla birlikte Depin kontrol noktasına, ardında jeneratör patikasından yola koyuldular. Noktadaki herkes ikisine deli gözüyle bakıyorlardı. Kolda yürümeye başladılar. Sabahın serinliği o kadar güzel hale getiriyordu ki bu yürüyüşü sanki toz toprak değil de altın tozları kalkıyordu yerden her adım attıklarında. Sessizce on iki kilometre kadar yürüdüler. Cemil sol elini havaya kaldırıp yumruk yaptı. Bu ‘DUR' demekti. Metehan hemen olduğu yerde mevzi aldı ve beklemeye başladı. Cemil telsizden;
'Biraz mola verelim mi?' diye sordu arkasına bakarak.
Metehan sol el başparmağını yukarı kaldırarak ‘TAMAM' işareti yaptı.
Bir kayanın dibine oturdular. Mataralarındaki sudan birer ikişer yudum alıp etrafı kolaçan etmeye başladılar. Güneş de tepeye çıkmış etrafı çoktan kavurmaya başlamıştı. Cemil Hakkâri bölgesinde Zap suyu yatağı haricinde nem olmadığını atış hesaplamalarının daha kolay olduğunu ama başka bir yerde nem hesabını mutlaka yapması gerektiğini anlatıyordu. Dikey ve yatay etkenleri, kendisinin dikey yayı nasıl kullandığını ancak isterse kendisine bir teknik geliştirebileceğini, bunu da zamanla kavrayacağını söyledi.

Metehan yaklaşık dört yüz elli metredeki bir kayanın üzerinde duran odun parçasına silahının dürbününden bakıyor. Verileri Cemile söylüyordu. Cemil bir el atış yapmasını istedi. Metehan nefesini olabildiğince kontrol altına aldı. Tetiği yavaşça kavradı ve saymaya başladı.
'Bir bir bin. İki bir bin. Üç...'
7.62x54 çapındaki mermi sesten hızlı bir şekilde havayı yarıyor arkasında ince bir ıslık sesi bırakarak ilerliyordu. Cemil elindeki dürbünden olanı biteni izliyordu. Mermi çekirdeği hedefi vurduğunda elindeki dürbünü aşağı indirip,
'Harika! İlk kullanışında dört santim sağa kaydın. Bu mükemmel. Demek ki neymiş bu mesafede rüzgâr bir şiddetinde olsa soldan esiyormuş bunu hesapla ve dürbününü ayarla.
Metehan tekrar nişan pozisyonu aldı ve dürbünün nişangahını iki çıt sola kaydırdı. Nefesini düzenledi ve tetiğe dokunduğu an saymaya başladı.
'Bir bir bin, iki bir bin...'
İnce bir uğultudan sonra Cemil'in dürbünündeki görüntü odun parçasını parçalanışıydı. Cemil Metehan'a dönerek;
'Çok yeteneklisin. Ama sakın şımarma. Şımarıklık senin en büyük düşmanın olur. Unutma ki zamanı geldiğinde orada duran bir odun parçası değil kanlı canlı bir insan olacak. Sakın insanla oyun oynama, öldürülmesi gerekiyorsa öldür. Sakın süründürme. Kalanları başına toplamak için yaralayıp bırakma. Onurlu olmalısın. Biraz daha ilerleyelim gece görüşü ve termalle nasıl atış yapacaksın ona da bakalım. Gerçi ben eminim ama yine de görmek lazım.' Dedi.
Metehan yüzündeki anlamlı sırıtmayla sakince doğruldu ve Cemil'in önden yürümesini beklemeye başladı. Güvenli mesafeyi aldıktan sonra adımlarını Cemil'in adımlarına uydurarak onu takibe başladı. Yaklaşık altı saat daha yürüyeceklerdi. Cemil dairesel bir rota çizmiş, dağın güvenli alanlarında dönerek ilerliyordu. Bu büyük daireler Metehan'a hiç bitmeyecek gibi geliyordu.
Nihayet hava kararmaya başlamıştı. Cemil istediği noktaya çok erken ulaşmıştı. Tekrar durdular ve birlikte kayaların arasına saklandılar. Bulundukları yer Depin noktasına iki kilometre kadar uzaktı.
Cemil termal kamera ile etrafı kolaçan etti. Yaklaşık üç yüz metre önlerinde bir çakal gece karanlığında yiyeceğini arıyordu. Bu hem hareketli hem de tehlikeli bir hedefti. Metehan' gece görüşünü açmasını ve atış yapmasını söyledi.
Metehan gece görüşünü açtı. Çakal olduğu gibi karşısındaydı. En acısız nasıl öldürürüm diye düşündü ve işini garantiye almak için çakalın sol omzunun altından kalbine nişan aldı.
'Bir bir bin... İki bir bin...'
Cemil yavaşça yerinden kalktı ve Metehan'ın arkasından geçerek yürümeye başladı.
'Haydi, daha iki kilometre yolumuz var. Sonra da bir araba bulmamız lazım. Geç kalmak istemiyorum. Duş alıp yatacağım. Hem de o kadar rahat uyuyacağım ki vurduğun çakal kadar hareketsiz ölü gibi. Acele et!'
Metehan toparlandı. İçinden adeta tribünlere üçlü çektiriyordu. Sevinçten çığlık bile atabilirdi. Sessizce yola koyuldu.


Uğur Bolat

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: bir-dağ-masalı

Şiirkolikte kayıtlı 10 öyküsü bulunmaktadır.

Uğur Bolat yetkili üye konumundadır.


Uğur Bolat öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri