» Sunay Akyn şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

30.12

2016

O Benim

Hüseyin Temir

Şehrin en işlek yerlerinden bir sahil kenarı. Kış olması sebebiyle şu aralar pek sakin. Yer yer insanlar geziniyor bazen çiftler sahil boyunca ağır adımlarla yürüyor.Fakat son günlerde bir şey dikkatimi çekmeye başladı.Buraya her gün aynı yere aynı saatte siyah pardesülü orta boylarda Uzaktan gördüğüm kadarıyla yakışıklı bir adam gelir.

Ben burada kuruyemişçiyim. Buraya kimler gelir, kimler ne yapar? Hepsinden haberim olur. Ancak bu adam üç haftadır burda ve kim olduğuna dair hiçbir fikrim yok. Akşamüstü ağır adımlarla buraya gelir, tam bizim dükkanın önünde durur, denize bakar arada bir etrafına bakınır sonra da giderdi. Belki bir yardımın dokunur düşüncesi ile sormaya karar verdim. Dükkandan çıkıp yavaşça yanına sokuldum:
-Affedersiniz dedim.
Yüzünü bana döndü:
-Buyurun dedi.
-Ben şu dükkanın sahibiyim. Birkaç haftadır sizi burda görüyorum. Buraları çok iyi bilirim size nasıl yardımcı olabilirim.
Adam:
-Teşekkür ederim hanımefendi fakat herhangi bir sebebi yok.

Onu şöyle dikkatlice süzdüm. Hatırımda yer edinmiş bir insanı andırıyordu. Ama kimdi bu adam. Karanlıkta yüzü tam belli olmuyordu ancak uzun dalgalı sacları arkaya dogru taralı birkaç bukle saç da alnına düşmüş, gözlerini kapatıyordu. Bu düşünceleri bir kenara atarak kendime geldim ve:
-Peki o zaman müsaadenizle deyip ayrıldım yanından.

Dükkanı kapattım. Son bir kez ona baktım hala elleri ceplerinde ayakta denize bakınıyordu. Ben bu adamı tanıyor olmalıyım mutlaka gördüm. Çünkü daha önce görmediğim bir yüz, beynimi nasıl bu kadar harekete geçirebilir. Düşünüyorum ama çıkaramıyorum.

Eve geldim. Yemeğimi yedikten sonra çay demledim ve televizyon başında çayımı içiyordum. Yine aklıma o gizemli adam geldi. Onu zihnimde canlandırıyor daha önce nerde gördüğümü, nasıl bir münasebetim olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Bütün bunları düşünürken çayımı yudumluyordum. Birden zihnimde bir şeyler canlanmaya başladı. Kan beynime sıçrar gibi oldu. O adamı hatırladım evet bu oydu. Üç hafta önce aynı sahil kenarında birbirimizle uzun uzun bakıştığımız adam oydu. Ah nasıl hatırlayamadım. Ama o zaman başında şapkası vardı ve uzaktık birbirimize. Kaç haftadır da akşamları geliyor onu nasıl tanıyabilirdim. Acaba o da benim için mi geliyordu? Eğer öyle olsaydı beni gördüğünde benimle sohbet etmez miydi? Heyecanlanmaz mıydı? Gerçi nereden bilsin iki hafta önce kaza geçirdiğimi, yüzümün tanınmayacak halde olduğunu. Ama aşk gerçekse beni tanıması gerekmez miydi? Aynı aşkla bana bakıp heyecanlanmaz mıydı? Ama tanımadı bile acır gibi bakıyordu bana. Bu nasıl bir hadise rabbim. Ellerim ayaklarım boşaldı. Onu tekrar görmek bir an önce konuşmak istiyordum. Bu tür vehimlerle uyumak için odama gittim.

Sabah kalktım. Elimi yüzümü yıkadım. Aynanın karşısına geçtim. Ah hayat beni bu hale getirdi. Daha iki hafta önce çok güzel bir yüzüm vardı. Yüzümün haline bak. Korkuyorum aynaya bakmaya. Ağzım yamuldu. Burnum içine kaçtı. Ne kadar ağladım bu duruma ne kadar zor bir durum yaşayan bilir. Yine ağlamaya başladım sımsıcak göz yaşlarım yanaklarımı yakıyordu. Ama mecburdum kabullenmeye, mecburdum bu şekilde yaşamaya.

Her şeye rağmen yine kahvaltımı yaptım. Büyük bir heyecanla iş yerime gittim.

Akşam üzeri bir müşteri ile ilgileniyorken,onun geldiğini gördüm. Yine ağır ağır dik bir şekilde aynı yere geldi. Müşteriyi gönderdikten sonra yanına gittim. Henüz hava kararmamıştı. Yanına yaklaştım. Yüzü hatları tam belli oluyordu. Evet şimdi tam kanaat getirmiştim. Bu oydu. Üç hafta önce dakikalarca bakıştığımız adam buydu. Beni şu halde tanımaması da normal. Ama peki ben o kızım desem beni bu halde sevebilir mi? O aşkla bana bakıp benimle evlenmek ister mi? Paramparça olmuş ağzımı yüzümü öpmek ister mi? Eğer değilse gerçekten sevmediyse ne diye dakikalarca bana baktı,ne diye her akşam üzeri buraya geliyor.
Yanına sokuldum heyecanımı büyük bir ustalıkla gizleyerek:
-Affedersiniz beyefendi beni mazur görün dün de konuşmuştuk size yardımcı olabilirim. Siz galiba birine bakıyorsunuz burada.
Adam yüzünü bana döndü. Gerçekten çok yakışıklı. Tertemiz bir yüzü var. Simsiyah kirli sakalları ince uzun bıyıkları,upuzun kirpikleri ve belirgin elmacık kemikleri...
Bana acır gibi bir hali vardı.
-Peki dedi. Ve anlatmaya başladı:
-Bundan tam üç hafta önce tam burda bir kız gördüm. Onu gördüğüm an öyle donakaldım. Hiç bir şey düşünmeden, gözümü dahi kırpmadan onu izlemeye başladım. Öyle masum saf bir güzelliği vardı ki... Uzaktık birbirimize. Bir süre sonra dikkatim dağıldı ve onu kaybettim. Etrafıma bakındım ama göremedim.

O bunları anlatırken aklıma geldi evet ben o gün dükkanı kapatmış eve gitmiştim. Ben bunları düşünürken o anlatmaya devam ediyordu:

-Gerçekten onu görsen bana hak verirdin. Beni bu soğukta her gün buraya getiren o kız. Birkez dahi olsa onu görmek için nelerimi vermezdim.

Ağlamaklı oldum. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyordum. Kendimi tutarak dinlemeye devam ettim.
-Tanıyor musun böyle birini? Buraya kim gelir kim gider biliyorum diyordun. Onu bulabilir misin bana?

Bir süre sustum. Bilmiyordu ki o bahsettiği kız tam karşısında duruyordu. Stresten başım ağrıyordu her tarafım karıncalanmaya başladı. Burun uçlarım sızlıyordu. Şimdi ne diyecektim ona. Ben olduğumu söylesem ihtimal inanmaz bile. İnandı diyelim, peki o aşkla bana bakar mı? Beni sever mi? Hiç sanmıyorum. Öyle olmuş olsa şu halde de etkilenirdi benden. Bu kazayı geçirmem bana birçok şey öğretti. Daha üç hafta öncesine kadar bana aşkla bakan bu adam şimdi beni tanımıyor bile! Her şey bu kadar basit miydi? Bunları düşünmek böylesine yakışıklı bir adamı gözümde korkunç bir canavara dönderiyordu.
Toparladım kendimi:
-Demek ki her geleni takip edemiyorum. Gerçekten size yardımcı olmak isterdim ama böyle birini inanın görmedim. Burada çalışanları bilirim onlar anlattığınız güzellikte değil. Belki de tatile gelmiş bir turistti gördüğünüz.
Bana hak verircesine başını salladı:
-Galiba haklısın. İki haftadır belki birdaha gelir,belki gelir de bana o gün ki baktığı gibi bakar umudu ile her akşam iş çıkışı buraya geliyorum. Size numaramı bıraksam öyle anlattığım güzellikte biri gelirse bana haber verebilir misiniz?

Gözlerim dolmuştu. Bu sohbet bir bitse de bundan sonraki ömrümü ağlayarak geçirsem diyordum.
Gözlerime baktı:
-Neden çok telaşlı duruyorsunuz? neyiniz var? Dedi.
-Bir sıkıntım yok ben hep böyleyimdir.
-Ben o gördüğüm yüzü hiç unutmam diyordu. Onu çok uzaktan da görsem tanırım. Ben o gün o kızın yalnızca dışını değil içindeki o derin, büyüleyici yüreğini de görmüştüm. Beni üç haftadır buraya getiren o yürek, basit bir şey olamaz.

Bu konuşmalarını duydukça ona olan hislerim tamamen yok oluyordu. Böyle konuşan biri şu halde beni tanıyıp koynuma atlamaz mıydı?

-Anlıyorum dedim. İnşaallah bulursunuz.
Gözlerime çok derin bakıyordu. Acaba bildiği bir şey mı vardı?
-Ben dedi. Gördüğüm o yüzü hiç unutmadım. Her gün burada o yüzü görüyorum. Ama bir türlü cesaret edip konuşamıyorum.

Bu sözünün ardından iyice tedirgin olmaya başladım. Yoksa beni tanımış mıydı?
-Nasıl yani dedim.
-O sensin dedi. Sustu.

Dolmuş bir volkanın patlama anı gibi. O güne kadar biriktirmiş olduğum ne kadar göz yaşı varsa aynı sıcaklıkta, aynı şiddetle gözlerimden boşalmaya başladı. Heyecandan bayılmak üzereydim. Bana sarıldı elleriyle göz yaşlarımı sildi.
-Aglama ben senin yüreğini sevdim. Yüreği bu kadar güzel olan birinin yüzü şu halde de bana çok güzel görünüyor. O sensin değil mi? Aynı güzellikte aynı zerafetle karşımdasın.

Onun hakkında nasıl ileri geri konuşmuştum. Nasıl bu kadar alçalmıştım. Dudaklarım titreyerek:
-Evet o benim. dediğimi hatırlıyorum.

Onun sımsıcak elleri arasında kendime geldim.
-Şükürler olsun kendine geldin. Dedi.
-Şükürler olsun ellerinin arasındayım. Dedim.

Güldü. Ben ağlamaya başladım yine gözlerimi silerek:
-Şükürler olsun o kazada seni kaybetmedim. Dedi.

Ağzımdan öptü kolları arasında derin bir uykuya daldım.



Hüseyin Temir

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: o benim-aynı ben-aşk

Şiirkolikte kayıtlı 7 öyküsü bulunmaktadır.

Hüseyin Temir yetkili üye konumundadır.


Hüseyin Temir öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri