» Mustafa Özçiçek "HECE ŞİİR YARIŞMASI" Katılım İçin TIKLAYINIZ...

20.08

2009

Öğrenci'nin bir günü

Hakan Güneş

Birden bir ses duyuldu'Saat yedi kalk hadi'Bir off çektikten sonra yavaş yavaş kalktı.Elini yüzünü yıkadı daha doğrusu yıkayamadı sadece suyu açtı.Kahvaltıda bir dilim ekmek yedi.Sabah kalkıp hemen kahvaltıya oturunca canı yemek istemiyordu.Fakat iki saat sonra acıkıyordu.Kahvaltıdan sonra aslında tamda kahvaltı denemez koltuğa uzanıp uyumaya çalıştı.On dakika sonra evden çıkması gerekiyordu.Ama bu on dakika ona on saat gibi geliyordu.Tam uyumuşken'hadi kalk' diye bir ses duyuldu.Derin bir off çekti ve evden çıktı...

Okulu iki buçuk kilometre uzaktaydı.Aslında yakında okul vardı ama pek kaliteli sayılmazdı daha doğrusu okulu kalitesi iyi olsa bile öğrenci kalitesi hiçde iyi değildi.Otobüs geldi ve bindi.Evi otobüsün ilk kalktığı yere yakın olduğundan yer bulmakta pek sorun yaşamıyordu ama beş yüz metre ileride tıklım tıklım dolu oluyordu.Otobüse yoğun ilgi olmasının bir sebebide kış olmasıydı hele birde yağmur varsa otobüste yer bulamaz bir saatte boş otobüs beklerdi.Bir anda arkadan bir ses'durakta inebilir miyim?'dedi.Dalmıştı.O da burada inecekti ani bir atakla indi...

Yolda arkadaşına rastladı.Pek yakın arkadaşı sayılmazdı ama okula yalnız girmek de istemiyordu.Arkadaşıyla bir bilgisayardır gidiyordu.Okulun kapısından içeri girdiler ve hafif bir yağmur başladı.Hafif yağmur bir anda bastırdı ve okulun hopörlörlerinden bir duyuru yapıldı.'Andımız sınıflarda okunacaktır lütfen sınıflara'

O gün günlerden cumaydı.Okulun son günüydü.Bu günede katlanması gerekiyordu.Birde bu günkü İngilizce yazılısı onu oldukça endişelendiriyordu.Diğer dersleri iyiydi ama İngilizce...Geçen yıllarda giren bir öğretmen İngilizce'den onu soğutmuştu.İlk ders Türkçe'ydi.Başkanın'Susun!'emirleri sınıfta duyulmuyordu.Sınıf en gürültürülü sınıf hemde en başarılı sınıftı.İlk okuldada hep böyle sınıflara denk gelmişti.Kendisi başarılıydı ama gürültülü değildi.Bir anda Türkçe öğretmeni sınıfa girdi ve başıyla yaptığı oturun işaretinden sonra ıslanmış olan paltosunu kaloriferin üstüne koydu.Ders eğlenceli geçerdi.Öğretmen oldukça iyi anlatırdı.İlk ders bitti ve tenefüs...

Tenefüste dışarı çıkmadı daha doğrusu çıkamadı.Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu.Onlarda kolidorda şişe kapaklarıyla oynamaya başladılar.Öğretmen yakalar diye çok üşengeç oynuyordu ve zil çaldı ikinci ders başlıyor...

İkinci ders matematikti.İşlem yapmayı severdi.Öğretmen tahtaya sırayla öğrenci çağırmaya başladı.
Öğretmenin ne zaman kimi çağıracağını iyi biliyordu.Eğer bir hafta içinde çıkmamışsa'Kesinlikle ben'derdi ve çıkardı.O günde böyle bir gündü.Öğretmen göz göze geldi ve 'sen çık'dedi.Tam o anda zil nihayet dercesine kendini dışarı attı.Şansızdı.Üçüncü derste matematikti.Öğretmen tahtaya kaldırdı.Oldukça zor bir soru sordu'Sen bir önce ki ders sorudan nasıl kaçarsın?'dercesine.
Ecel terleri dökmeye başladı.O anda birşeyler yaptı.Kendisinin de ne yaptığını bilmiyordu.Durdu öğretmene baktı ve öğretmen 'doğru otur'dedi.Sanki öğretmene'al işte yaptım'dercesine ağır ağır yerine geçti.Matematik dersleride bitmişti...

Tenefüs sanki tenefüs değildi.Bir sonraki ders Sınav var son kontroller defter sayfalarının sesi Sızlanan öğrenciler karın ağrıları derken bir anda zil çaldı ve karın ağrısı felaket biçimde arttı.Ve öğretmen girdi...

Öğretmen'Defter kitap kalksın kalem kutular kalksın sadece kalem ve silgi renkli kalem yasak kopya yasak kopya çekeni bulursam basarım sıfırı kağıtları ters dağıtacağım başlayın diyinceye kadar açmak yok sınav kolay bildiğiniz konular yirmi beş soru var adınızı soyadınızı sol üst köşeye yazın sınav başlamıştı başarılar'Bunları tam otuz saniyede söyledi.Sınava başlayınca karın ağrısı geçti ve sınav kağıdını zil çaldığı an teslim etti...

Sınav sonralarını asla sevmezdi'Şu soru a şu soru c 'konuşmalarını özellikle.Çünkü yanlış çıkacak diye asla sınavdan konuşmazdı ve zil...

Beşinci ve altıncı ders beden eğitimi ama yağmur olduğundan sınıfta durdular.Öğretmen serberst bıraktı.İki derste bir eğlencedir gitti.Ve son dersin çıkış zili çaldı ve herkes'oley'diye bağırmaya başladı...

İstiklal marşı okundu ve durağa doğru yola çıktı.İlk otobüs geliyordu fakat dolu ikincide öyle üçüncüde... tam altı otobüs geçti yedincisinde bir kişik ver vardı ve o otobüse bindi.

Eve geldiğinde yemek hazırdı.Üstünü giydi ve sofraya oturdu.Yemekten sonra bilgisayar'ın başına geçti.Bu günü unutturmuştu.Yarın dershane vardı.Saat on birde yatağa girdi.

Bir ses duyuldu'Saat sekiz dershaneye geç kalacaksın'dedi annesi.Alçak bir sesle'Hiç dinlenemeyecek miyiz?'...



Hakan Güneş

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri