» Mustafa Özçiçek "HECE ŞİİR YARIŞMASI" Katılım İçin TIKLAYINIZ...

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

Bir Eşi Olmalı İnsanın

Bu kez özel bir şiir ve hissettirdikleri ile karşınızdayım.
Bir eşi olmalı insanın diyor şair.

Bir eşi olmalı insanın.
Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
Yağmur O'nun sesini.
Akşam...... onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği,
Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken,
Cennetten köşe almışçasına
Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı...
Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı,
Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın!!!
Ben seni ölene dek seveceğim boş laf!!!
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim...

Can Yücel


Ve ben bu şiirini ne zaman okusam dikkat ettim içimden hep aynı şey geçiyor. "Ee herhalde, Can Yücel gibi olacaksa tabi ki bir eşi olsun insanın"

Şöyle ne istediğini bilen, paylaşan, ne hissettiğini tatlı tatlı yansıtan. Ruhu ruhuma, eli elime eş biri.
Güzel olurdu be!

Düşünüyorum. Hep çözmekle geçiyor yaşam..Ama en azından çözmeye çalışmayacağı bir eşi olsa insanın...Hani onu çözmeye harcanacak zaman, sevmeye adanabilse rahat rahat..Şöyle sevdikçe sevildikçe perçinlense ilişki. Perçinlendikçe ölümsüzleşse..
Kim istemez ki koşa koşa eve gitmeyi?

Kapalı kutu yaşanan herşey, ki isteyen istediği kadar aksini iddia etsin, biliyorum, insanı yalnızlıktan "biz" olma mertebesine geçiremiyor. Biz gibi hissedemeyen kalpler için de o ilişki, taraflardan sadece birinin taşıması zorunda kaldığı ağırlıktan öteye geçemiyor ne yazık ki.

Haliyle de gün geliyor o ağırlığın altında can veriyor ruh ve bedenler..

Ee diğer yandan görmeye çokça alışık olduğumuz, inişli çıkışlı ilişkilerde de durum aynı. Hani bir görünüp bir kaybolan adamlar, sağ gösterip sol vuran kadınlar vs. Onlar da kalbindeki acaba'ların etkisi ile, sayfanın üzerinde bir sağa bir sola işleyen kalem gibi değiller midir?

Kalem karalıyordur, acaba'lar yanıt bekliyor;
Kalp kararıyordur, acabalar hala yanıtsız..

Sonuç :

Kağıt yırtılıyor, kalp içten içe çürüyor işte..
Ha sonra bir gün adam dönüyordur mutlaka geriye.O ayrı.
Ama öyle de derinleşmiştir ki izler;
Bir bakıyordur kadın ne unutabiliyordur yaşadıklarını, ne de bir adım öteye taşıyabiliyordur sevgisini..

Amaaannn,
uzattım da uzattım yine.

Yeter.
Velhasıl kelam,

Aynen dediğin gibi üstad !

Evet, bir eşi "mutlaka" olmalı insanın.
Ama olmuşken de;
Ruhu ille de(!) "sen" gibi okşamalı kadının ruhunu.

İlle de!....

....



- 16.03.2011 11:45:25

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Eylül Gökdemir - 06.11.2011

Söz konusu yazının yazar kısmına Eylül Gökdemir yazarak yayınlanmasına sesimizi çıkarmayacağımız gibi, katkılarınızdan dolayı da teşekkür ederiz. Ancak isimsiz veya Can Yücel adı ile yayınlanmış yazılar hakkında da gerekli özeni göstereceğimizi tekrar hatırlatır ve söz konusu yazının yazar bölümüne müvekkilimin adını yazmanızı veya yazıyı tamamen kaldırmanızı talep ederiz. İyi çalışmalar Av. Ali Sinkay Afyonkarahisar Barosu 555 226 46 34

http://huznunhikayesi.blogcu.com/eylul-un-gunlugunden-121-insanin-bir-esi-olmali-ama-adam/815386

Eylül Gökdemir - 06.11.2011

SİZLERDEN ÖZÜR DİLEYEREK BU YAZIYI BURADA YAYINLIYORUM. ZİRA BANA AİT OLAN BU YAZII, BUGÜN KANAL D DE "ŞEFFAF ODA"PROGRAMINDA Halil ERGÜN TARAFINDAN, CAN YÜCEL ADIYLA OKUNMUŞTUR. OKUNMUŞTUR. HA BEN RAHAT MI DURDUM, ELBETTEKİ HAYIR. HEMEN PROGRAM YAYINCISINA ULAŞIP GÖRÜŞTÜM. YAZIYI DA BURADA YAYINLIYORUM Kİ İNSANLAR BİLGİLENSİN.

"Bir eşi olmalı insanın" başlığı ile yayınlanan yazı müvekkilim Eylül Gökdemir'e aittir, bazı sitelerde Can Yücel'e yakıştırılmakta birçok sitede ise isimsiz yayınlanmaktaıdr. Bu ise kuşkuya yer vermeyecek şekilde telif hakkı ihlali oluşturmakta böyle değerli bir yazı yazarın gözleri önünde sanki başkasınınmış gibi yayınlamaktadır.

Sevgili Özbek - 22.03.2011

Bence insan önce kendisi öyle olmalı, yani beklediği kişi gibi. Sonra zaten gelir o...

Sevgili Özbek - 22.03.2011

Samimi ve içten güzel bir yazıydı. Tebessümle okudum. Artık günümüzde böylesi eş bulmak o kadar zor ki. Ya tüm erkekleri tanıyacaksın ya da hep yalnız kalacaksın. Umarım her şey istediğiniz gibi olur peri sultan... İzninizle Mevlana'dan bir yazı paylaşmak istiyorum. Can babanın şiiri ve yazınızdan aklıma esti. Başarılar ve selamlar...

Sevgili Özbek - 22.03.2011

Bir gün bir genç, Mevlananın kapısına gelip ;
_”beni müridliğe kabul buyurun efen...dim” diyerek niyazda bulunur...
Mevlana gence bakar ve
_”hiç aşık oldunuz mu evladım?” diye sual eyler.
Genç şaşkın bir halde ne diyeceğini bilemez.
Mevlana, müridliğe kabul edilmesi için önce bir kulu sevmiş olması gerektiği söyler ve genci geri gönderir.
Genç ne yapacağını bilemez bir hal içinde ertesi gün tekrar tekkenin kapısını çalar ve isteğini yeniler.
Mevlana sualinde ısrarlıdır ve genci tekrar geri gönderir.
Üçüncü gün genç dayanamaz ve Mevlanaya bu isteğinin hikmetini sorar.
Mevlana mütebessim bir çehreyle müride döner ve
_”Bir kulu dahi sevmekten aciz olan, nasıl yüceler yücesi ALLAHA aşık olmaya yol bulur?
Bir kulun ateşine yanmamış gönül, yüceler yücesinin aşkını nasıl bilsin de yansın?
SEV de GEL Evladım SEV de GEL ...”

1 2 3 »
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri