» Değerli Ziyaretçimiz. İstediğiniz şiirlere, şiir sayfasynyn altında bulunan ŞİİRE YORUM EKLE'yi tıklayarak yorum yapabilirsiniz.

Işın Ergüney - Eylül Dokunuşları

Öğretmenler Günü Şiir Yarışması Sonuçlandı

Sevgili Şiirkolik Üyelerimiz;

24 Kasım Öğretmenler Günü için düzenlediğimiz şiir yarışmasına gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyoruz.

Bu yılki yarışmamızda ilk 3 derece şöyle belirlendi;


1. Duru CANSUYU - Buz Tutan Çocukluğumu Isıtsın Sesin Öğretmenim

2. Büşra KAFA - Çizerim Resmini

3. Metin ÇALIŞKAN - Mayıs Sıkıntısı


İlk 3 dereceyi paylaşan ve yarışmaya katılam tüm üyelerimizi kutluyoruz.

Sevgili Öğretmenlerimizim bu simgesel günün kutluyor ve hepsinin ellerinden öpüyoruz.

Ebediyete intikal etmiş öğretmenlerimize başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere Allah'tan rahmet diliyor ve hepsini saygıyla anıyoruz.

Onların üzerimizdeki hakkı asla ödenmez...


Öğretmen Günü Şiir Yarışmasında Dereceye Giren Şairler ve Şiirleri


1.Olan Şiir
Duru CANSUYU - Buz Tutan Çocukluğumu Isıtsın Sesin Öğretmenim


Zemherinin vücudumu ayaza çaldığı bir akşam üzeriydi
Köyün tozlu yollarını aşındıran otobüsün
Umut taşıdığını bilmeyen köylülerin
Sıradan bakışlarında büyüyen köy meydanında
Toplanmıştı çoktan çocuk düşlerim
Beklemekli...

Her akşam olduğu gibi miskette soluk almış
Küfrü ortalığa aksesuar diye salmış
Köy çocuklarının en neşeli saatleriydi oysa bu anlar

Köhne otobüsün yarı kırık merdivenlerinden
Tanıdık bir surat inmesini dileyen zavallı bizler

Olur da biri bir şeker almıştır gibicesinden avuntular
Eli boş,gönlü buruk anlar...

İşte yine sıradan bir akşam üstü
Sıradan bir vuslattı köhne otobüsle bizimki

Elbet birilerinin tanıdığı olurdu inenler arasında
Benim olmamalara inat...

Pek küçüktüm
Ve çok yalnızdım...

Nedendir sonra hiç tanınmayan bir surat inivermişti
Biz çocuklar birbirimize bakmış
Suratlarımızı acayip kılıklara büründürmüştük.

Hayatımızda ilk defa uzun saçlı bir erkek görmüştük
Bir de daracık pantolon giyen...

O da neydi?
Bu nasıl erkekti ki,topuklu ayakkabı giyiyordu.

Köyün kahvesinde oturan avare kalmış erkekler
Öyle bir süzmüşlerdi ki sanki hepsi haremine alacaktı
Erkek sandığımız güzel kadını

Köyün muhtarı idi otobüsten inmene yardım eden
Ve yine biz şaşkın şaşkın bakınan
Kahveye gelip de sandalyeye oturunca anladık kadın olduğunu
Benim köyümde kadınlar hep şalvar giyerdi
Nerden bileyim kadının da pantolon giydiğini şehirde

Pek küçüktüm
Pek de cahil...

Meğer köye gelen öğretmenmişsin.
Bize a'yı b'yi öğretecek olanmışsın.
Biraz korku,biraz heyecan
Biraz da meraktı sınıfta seni karşılayan

Soğuktan yarık yarık olmuş ellerimi ilk tuttuğunda
Kararmış yanaklarımı ilk öptüğünde
Omzuma ilk dokunduğunda anladım sıradan olmadığını

Keçeye dönüşmüş saçlarımı acıtmadan taradığında
Önlüğümün koltuk altı söküğünü diktiğinde
Elimden tutup da kokumdan iğrenmeden benimle
Yazı yazdığında anladım öğretenim olduğunu

Hatırlar mısın öğretmenim?
Kış iyice bastırmıştı.
Ben o soğukta saatlerce evinin önünde seni gözlemiş
Sonra da ateşler içinde sabahı etmiştim

Nerden bileceksin ki öğretmenim
Seni bu denli sevdiğimi

Adımın ne güzel bir manası olduğunu öğrenmiştim senden
Havaya toprağa ve suya düştüğümü her dem

Mayıs ayında öğrenmiştim yine anasını olmayanın öksüz
Babası olmayanın yetim olduğunu da
Hiçbir şeyi olmayanı senden başka
Ne denirdi öğrenemedim öğretmenim

Biz Ali'yi seninle tanıdık sevdik
Oya ile okula beraber koştuk
Seke seke çarpım tabloları ezberledik
Gazete kağıtlarıyla beraber kapladık sarı yaprakları defterleri
İkinci el kitapları...

Sonra beraber içtik eğilip soğuk pınarların suyunu
Soba borularını beraber kakıp da
Bir can bir kolda vurulmayı yine beraber

Epey bir yıl bizimle eskidin küçük köyümüzde
Sen eskidin biz gençleştik

Evlatlık istediydin beni emmi çocuklarından
Hatırlar mısın öğretmenim?

Sana ‘'bizde satılık çocuk yok'' demişler
Kesivermişlerdi önüme doğan güneşi
Güya sevmişler,sahiplenmişlerdi beni
Kimden sakındılarsa artık

Anadan,babadan evlat sakınılır mı öğretmenim?
Konuşsana

Şimdi nerelerdesin bilmem öğretmenim
Başımda aklarım çoğaldı
Kızım beni beğenmez oldu bile


Biliyor musun öğretmenim
Her şey çok değişti yokluğunda

Artık Ali gelmez,Oya koşmaz ,
Ela ile Lale el ele gezer oldu
Çıranın ne olduğunu bilmez
Işığın en şavklısını görür oldu çocuklar

Benim burnumda senli günlerim tütüyor hala
Ah diyorum.
Keşke yine eski köyümüzde olsak
Ellerim yarık yarık olsa
Sert bir hava köye hakim olsa

Bir sahan yoğurda yufkayı beraber daldırsak
Yağda yumurtaya pekmezi salsak

Keşke öğretmenim keşke
Her kasımda her yirmi dörtte
Yine kasımpatıları döşesek masana

Bir eski zaman olsa yine öğretmenim
Ve çalsa yine radyomuzda senli türkülerimiz

Gittiğin günkü gibi değil
Geldiğin gibi bir zemheride
Buz tutan çocukluğumu ısıtsın sesin öğretmenim


2. Olan Şiir
Büşra KAFA – Çizerim resmini

Tualime çizerim resmini,
Kimi zaman Anadolu toprakları gibi sıcaktır yüzün
Omuzların toroslarca geniş ve dimdiktir kimi zaman
Ege'nin mavisi Akdeniz'in yeşilidir bazen gözlerin

Göklerden çaldığım yıldızları dererim buket buket
Ve bakarım gözlerine,
İster Ege mavisi,ister Akdeniz yeşilinde olsun
Bakarım o parlak ışıl ışıl gözlerine
Alfabenin "A" sında,
Minik ellerimdeki kalemimde başladı hikayemiz

Gökten çalıp derdiğim yıldızları
Atlastan kumaşlara sararım
Ve sonra minnettaraca tutarım ellerini

Kimi zaman derslerde haritanın üzerinde kaybolup giderdik hani
Rizede çay toplar,
Zonguldakta kömür çıkarırdık
Kimi zaman Çukurovada pamuk,
Ispartada gül dikenleri batardı ellerimize
Ve Ağrıya tırmanırdık kimi zaman
Gün batımını izlemeye.
Ve her gün batımında derdin ya
Yarın umutla doğacak yine. . .

Şimdi atlaslara sarılı yıldız buketlerimi veririm
Ve ellerinden öperim
Sonra gözlerinden inen incileri siler sana derimki ;
Ağlama Öğretmenim
Hep gülsen , gül bahçeleri dolsun yüzün
Sen ağlama Öğretmenim
Sen bana ağlamayı deyil
Hep başı dik tebessüm etmeyi öğütledin.

Dün gece seni gördüm rüyamda
Yine bir 24 Kasım sabahı
Yine tahtanın başında
Yine öksürüyordun ciğerlerine dolan tebeşir tozlarıyla
Ve diyordun yine dönüp bizlere;
Doktor yasakladı ama insan kopabilir mi çocuklarından,evlatlarından.

Ve uyandım rüyamdan
Tualime son bir fırça vurdum
Kalkıp sıcak yatağımdan
Ve o son fırçada sevgiye boyadım gözlerinizi öğretmenim
Alev alev ısıttım ellerinizi
Yeniden yazdım sözlerinizi;
Çocuklarım ben sizlere yüzyıllar öncesinden,yüzyıllar sonrasından sesleniyorum,
Yürüyün kendi doğrularınızı yitirmeden,
Hiç boyun eymeden yürüyün hayatta
Ve unutmayın çocuklarım
Tek yanlış bile bazen tüm doğruları götürüyor bu sınavda

Ve bu son fırçada benden
İşte bende size söylüyorum öğretmenim;
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
Görün kıvanç duyun eserlerinizle
Biz,işte yeni nesil,işte sizin eserleriniz
İşte yıkılmaz,sarsılmaz evleriniz
Öpüyorlar yine bir 24 Kasımda
Kitap kokan,şevkat kokan ellerinizden
Ve sesleniyorum size canım öğretmenim
İşte yeni nesil işte sizin eseriniz . . .

3.Olan Şiir
Metin ÇALIŞKAN - Mayıs Sıkıntısı

yalnızlığı öğrenmek bu denli zor
bu denli imkansız öğretmek
yalnızlığı

-

vurun atlasları
vurun ki
fark ortadan kalksın doğu ile batı arası

ve şu yanlış sorudan da geçelim
bir cehalet kaç meridyene bedel

getirin tüm o sayıları
pi üç küsürlü
onu ayır
getirin, sallandırın tüm sayıları

cevapsızlığımıza boyun eğelim
ve şu yanlış sorudan da geçelim
kaç kalır elde
insan insanlıktan çıktı mı

yakın, evet yakın
bir orta çağ alevinde
tarihin tozlu sayfaları
ki
tarih ibaretse tekerrürden
yine inşa edecektir kendini
kalıntıları üzerine

o vakit belki geçeriz biz de
şu yanlış sorudan
hangi devletler intihara sürüklendi

-

ah hocam
içinizde dev bir mayıs sıkıntısı
hep aynı ceketiniz üzerinizde
siz bilirdiniz
doğu ile batı arası farkı
cehalet meridyenlerini
elde kaç kaldığını
intihara sürüklenenleri
bilirdiniz ama susardınız
biz de bilirdik bu susmaların
çok konuşkan olduklarını

kurşuni kitabınız ile
kör bir karanlığa gömüldüğünüzde
biz adınıza şiirler okuyup
sizden öğrendiğimiz iki şeyi haykırdık hep

yaşamak; bir şeyi değiştirebileceğine inanmaktan geçer
ölmek; inanmayı bırakıp kendini değiştirmenle eş değer



- 23.11.2010 21:12:05

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Züleyha Selçuk - 01.12.2010

Katılan,dereceye giren,dereceye giremeyen herkesi yürekten kutluyorum.

Mustafa Özçiçek - 01.12.2010

Hasta yatağımda geçer günlerim,,
,İlgi duymaz doktor,,öğrencilerim
Onlar şimdi benim hep ünlülerim.
Hayatta sağlıklı,kalsınlar derim..

Hepsi büyüyerek oldular kral,
..........Mavi pantolonla,meşin ceketli
...........makamlı paralı,ki bir haber sal.
..........Yoklamaya gelmek değil niyetli....
...............
Siyasi sıradan,saymıştır onu,
................Köle gibi görür, asla doyurmaz.
................Ucuz kahvelerde,bitiyor sonu
................Bilgi kaynağıdır,diye ayırmaz..
.................
.Çöpe atılıyor, , vazoluk ,Çiçek
..................Toplum bahçesinde, nadir bir gülken
.....................Öğretmen susunca ,biri gülecek
......................teknik bilimlere,açılan dilken!...
--------------------1961-----01/ 12/ 2010---------------
37 senedir emekli eskimiş bir öğretmen..Üzüntüsünden de yarışmaya katılmadı...Çünkü kuşaklar arasında olduğu gibi şiirde de çatışma vardı..Mustafa Özçiçek.İzmir.bütün garibanlara selâm ve sevgilerimle..

Sait Açıkgöz - 28.11.2010

Üç güzel şiir. Öğretmenlerin şiir antolojısıne üç yaratı daha doğdu. Üç yüreğin yoğunlaşan duyguları üç ayaklı bir ocak demiri. Dizeler bir ateş alazı ki bu gül bahçesi ülkeyi bir uçtan bir uca saran ,düşlerimizin yolunu kapayan Ak KARA kışın tipilerinde ayaz ayaz kesilmişliğimize 'sarı sıcak 'yalımlarıyla değiveriyor. Bir öğretmen olarak Öğretmenler günü nedeniyle şiir yazmayı özendirene, bu işe yüreğini koyanlara teşekkür ederim.

Baki Ortak - 27.11.2010

sevgili seckin kurul üyelerinive sevgili şair dostlarımı canı gönüldn kutluyorum bu güzel şiirleri bizlerle paylaştıkları için şükranlarımı burc biliyor bundan sonraki şiir yarışmalrına kendilerine başarılar diliyorum ....saygılarımla baki ortak

Safiye Turhan - 25.11.2010

Bu güzel şiirlerin şairlerini canı gönülden kutluyorum. Değerli seçki kurulunu da böylesi güzel dizelerle bizi buluşturduğu için teşekkür ediyorum.Sevgi ve saygı ile....

1 2 »
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri