» Sohbet odamyz tekrar aktif. Sohbet etmek için TIKLAYINIZ...

Safiye Turhan - Safiye Hoca Diyor ki

3-Milli Edebiyat Zevk Ve Anlayışını Sürdüren Şiir


Cumhuriyet Döneminde Türk Edebiyatı geleneği içinde var olan ve Ziya Gökalp,Ömer Seyfettin gibi büyük yazarların 1912 yıllarında başlattıkları Milli Edebiyat Dönemi ufak tefek değişikliklerle anlayış olarak şiir dünyasında bugüne kadar yaşamaya devam etti.1923 ‘ten günümüze kadar devam eden bu şiir anlayışının kaynağını Halk edebiyatı geleneği oluşturur.Bu edebiyatın genel ilkeleri ise şunlardır:

1-Yabancı dil kuralları terk edilmelidir.
2-Yabancı kelimeler Türkçe telaffuzlarına göre yazılmalıdır.
3-Yabancı kelimeler yerine mümkün oldukça Türkçe kelimeler kullanılmalıdır.
4-Yazı dilinde İstanbul Ağzı esas alınmalıdır.
5-Hece vezni kullanılmalıdır.
6-Milli konulara yer verilmelidir.

Bütün bu özellikler 1911 yılında Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu çıkmazın sonucunda , zaferle sonuçlanan Bir İstiklal Savaşı'nın etkileriyle ve tüm dünyayı etkisi altına alan Milliyetçilik akımının doğal sonuçlarıdır.

Bu edebiyatın özelliklerine dikkat edildiğinde Türk Edebiyatı'nın Orta Asya'dan başlayan ve koşuklar ardından koşmalarla devam eden bir şiir sürecinin doğal sürekliliği olduğu görülebilir. En önemli farklılık şiirlerin bir başlığının olması ve sazla bestelenmek üzere yazılmamasıdır.Şiirler Karacaoğlan'ın duru ve yalın Türkçesi örnek alınarak devam ettirilmiştir. Aynı lirik söylem korunur, fakat sazla bestelenmiyor olması coşkunun şiddetini azaltır.

Cumhuriyet döneminde Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairlerin başında tabi ki Beş Hececi şairlerimiz başta gelir. Daha sonraki dönemlerde bu anlayışı birey olarak devam ettirenlerin arasında Kemalettin Kamu,Arif Nihat Asya, Faruk Nafiz Çamlıbel,Halit Fahri Ozansoy,Zeki Ömer Defne,Enis Behiç Koryürek,Ahmet Kutsi Tecer sayılabilir.

Bu anlayışa sahip olan şairler özellikle Cumhuriyet Döneminde Garipçiler ve İkinci Yenilerle çok büyük tartışmalara girdiler. Batıdan gelen tüm zevk ve anlayışların bizi mili değerlerimizden ve tarihimizden uzaklaştıracağına kendimize yabancılaşacağımıza dair söylemlerde bulundular. Tüm bu duygu ve düşüncelerini hatta fikir savaşlarını yayınlamak üzere dergiler çıkardılar. Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairlerin çıkardığı dergiler hem dönemin edebiyat hayatını hem de bugünü şekillendiren şiirin mihenk taşlarını oluşturdular.Bu dergilerin başlıcaları şunlardır:

1- Kültür Haftası:Peyami Safa'nın 1936 yılında çıkarmaya başladığı bir dergidir ki ,ilk sayısına 'kültür nedir' sorusunun cevabını bulmak üzere başlar.Dergi her hafta dönemin ünlü yazar ve şairlerinin bir araya gelip bir konu üzerinde yaptıkları tartışmaları yayınlar. Özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Cahit Sıtkı Tarancı,Halit Fahri Ozansoy,Fazıl hüsnü Dağlarca,Cevdet Kudret gibi değerli ve ünlü şairlerin bu edebiyat anlayışı ile ilgili düşünce ve yorumları yayınlanır.

2- -Ağaç Dergisi:1936 yılında sanat-fikir- aksiyon başlığı altında yayın hayatına başlar.İmtiyaz sahibi ve baş yazarı Necip Fazıl Kısakürek'tir.Çok kısa bir süre -17 sayı-yayınlanmıştır. Dergide yine dönemin usta kalemleri Ahmet Hamdi Tanpınar,Ahmet Kutsi Tecer,Ahmet Muhip Dranas,Ziya Osman Saba,Cahit Sıtkı Tarancı,Sait Faik,Sabahattin Ali,Fikret Adil ‘in yazı ve şiirleri yayımlanır.


3- Çınaraltı Mecmuası:Türkçülük ve milliyetçilik idealini benimseyen fikir ve sanat mecmularının başında gelir.Dergi Orhon Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç'ın yönetimiyle çıkmıştır.Derginin çok zengin bir yazı kadrosu olmuştur.1940 yılların sosyal ve siyasi renkliliğini,edebiyat ve fikir dünyasının politik dengelerini bile değiştiren yazılar yayınlayan bu dergi en uzun soluklu dergi olmuştur. Özellikle Orhan Veli ve Garipçileri en sert şekilde eleştiren bu dergi yazarlarından Orhan Seyfi Orhun Garipçileri 'bobstil şiir yazmanın basitliğini vurgulayarak anlatmış. Şiir yazmanın bu kadar kolay olmayacağını dile getirmişti.Dergi yayın hayatı boyunca bir çok ünlü romanı da tefrika etmiştir. Hatta bunların içinde Maksim Gorki'nin 'Can Sıkıntısı 'romanı da vardır.Tek hatası şiire gösterdiği ilgiyi hikayeye göstermemiş olmasıdır ki bu noksanlık Sait Faik başta olmak üzere hikayecilerin eleştiri noktası olmuştur. Dergide yazan şair ve yazarların bazıları şunlardır:Ali Canip Yöntem,Halide Nusret Zorlutuna,Şukufe Nihal,Nihal Atsız,Peyami Safa,Zeki Velidi Togan,Behçet Kemal Çağlar,Faruk Nafiz,Halit Fahri Ozansoy,Besim Atalay,Tarık Buğra...
4- Hisar Dergisi:1950 yılında yayın hayatına başlayan derginin yayın ilkesi olarak şu cümleyi savunur:'eski şiirimizden ,milli kültür ve edebiyatımızdan kopmadan yeni ve güzel şiir sergilemek, şiirimizi çıkmaza sokanlara ve yozlaşmaya karşı çıkmak ve tavır almak'Dergi 1980 yılına kadar çıkar ve kurucu şairi 'Mustafa Necati Karaer'dir.Dergi aynı zamanda radyoda hisar saati adlı bir program hazırlar ve ilk yayınlarında ilkelerini belirtir.
-Sanatçının dili yaşayan dil olmalıdır.
-Sanatçı bağımsız olmalıdır.
-Sanat milli olmalıdır.
-Sanatta yenilik asıldır.
Bu ilkelerle yayın hayatını sürürden dergide sık sık Birinci ve ikinci yeniler,Maviciler Toplumcu Gerçekçiler eleştirilmiş.Hisar dergisini bu akımlara karşı Türk şiirini ve dilini koruyan yegane 'kale' olarak görmüşleridir.

Bu dönemin anlayışını içeren binlerce şiir vardır. Bugün hala birçok şair bu şiir anlayışıyla şiirlerini yazmaya devam etmektedir.Sizlere Milli edebiyatt zevk ve anlayışını sürdüren şairlerin içinde en çok bilinen hatta döneminde herkes tarafından ezberlenmiş bir şiiri örnek olarak sunmak istiyorum.

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımızda bin bir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar

Sen kubbesinde ince bir mozaik ararda
Gezersin kırk asırlık mabedin içini
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini

Sen raksına dalarken için titrer derinden
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin
Bizimde kalbimizi kımıldatır derinden
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin

Fırtınayı andıran orkestra sesleri
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine,
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri
Bizde geçer en yanık bir musiki yerine

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini,
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini...

Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolumuz
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... ayrılıyor yolumuz

Faruk Nafiz Çamlıbel





- 17.07.2010 21:03:13

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Münevver Bitigen - 15.08.2010

yazıyı okutan kelime safiye hoca diyorki anladımki ben öğretmenimi çok özlemişim zekiye yılmaz nerdeysen hoş yaşa güzel yaşa güzelliklerle safiye hocam sizede teşekkürler öğretmek öğrete bilmek başka bir yetenek

Safiye Turhan - 29.07.2010

Bulut Bey takibinden dolayı bir kırmızı kurdela aldı Işın Bey haberiniz ola Artık ikmale çalışacaksınız gibi görünüyor

Işın Ergüney - 19.07.2010

Ya Bulut çekil önümü kapatıyorsun Örtmenimmmmm şuna bir şey söyleyin yaaaaaaaa


Safiye hocam ellerin dert görmesin diyorum

Bulut Mehmet Sunci - 19.07.2010

927

bulut kara

burda

Besti Koç - 18.07.2010

sayın hocam altı maddeyi güzel tanımlamışsınız
keşke ilk okulu bitirmiş olsaydımda birazcık
daha sözcük bilseydi otuz yıldır istanbulda yaşıyorum
hale kendi dilimle konuşuyorum ben okuma
belgesini erişkinler okuma yazma kursuna
giderek aldım

yazdıkların yazı bilgilendiriyor bizi
teşekkür ederim daim ol

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri