» Mustafa Özçiçek "HECE ŞİİR YARIŞMASI" Katılım İçin TIKLAYINIZ...

Ceyda Arslan - Buğulu Pencere

Sürpriz Evlilik Teklifi..

Telefon çalıyor
-Aloo,aşkım müjde! bizimkilerle konuştum bu Cumartesi gecesi seni istemeye geliyoruz size..

Küçük çapta bir heyecan dalgası sarıyor odayı..Oda kadar sarı bir yüz,kızarmış yanaklarla renkleniyor en sonunda..
-Tamammm..gelin
diyor esas kız yutkunarak..Sonra ekliyor
- Aaa,ama bir dk..Sen bana daha evlenme teklifi etmedin ki?

-Uff öyle ya
diyor esas oğlan..
-Bir ara ederim artık ne yapalım;

İçi burkuluyor esas kızın..Bir ara halledilecek iş mi bu?Neyse diyip annesine anlatıyor olanları.

Evde o vakit koşuşturmaca,sevinci komşularla paylaşma telaşı başlıyor.Hayaller açılıyor bohçaların arasından,tabaklara konacak ikramlıkların adı konulsun diye uğraşıyor büyükler..Derken esas kızın telefonu çalıyor gün batmak üzere valizini toparlamışken..arayan esas oğlan..Diyor ki

-hadi hazırlan bitanem,yemeği dışarıda yiyelim bu akşam..

-tamam
diyor esas kız tüm uysallığı ile..Sanki bir şey söylese büyü bozulacakmış gibi..herhalde diyor her zamanki yerimizde...

Aman deyip kalkıp giyiniyor.Siyah eşofmanını giyiyor çok sevdiği..Üzerine de beyaz mevsimlik body'sini atıveriyor..Spor ayakkabılarını da giyer tamamdır..Birlikte uğrak mekanları olan İnciraltı'nın salash lokantalarından birine gitmek üzere hazır buluyor kendini..

Korna sesi duyulur duyulmaz meraklı komşular her zamanki yerlerini alıyor balkon parmaklıklarında. Araba oldukça kontrollü bir şekilde kalkışını gerçekleştirip sokağın ucunda ilerleyene dek arkasından izliyor anne..Allah diyor nazarlardan saklasın sizi..

Havadan sudan bahsediliyor arabada..Belki başka şeylerden de ama hatırlamıyor esas kız şimdi..Sadece hatırladığı sağa dönmeleri gerekirken düz devam etmeleri..

-Aşkım ne yaptın diyor buradan sapacaktın?
-Hay Allah
diyor aşk'ı..
-şaşırdım..
-Neyse şuradan dönerim artık..

Döner mi hiç?..
Araba 5 yıldızlı otelin kapısında duruyor ve kapıları açılıyor..Buradan efendim..Böyle buyurun..Esas kız şaşkın..Aşkına bakıyor üstüne başına bakıyor..Kızsa mı üzülse mi bilemiyor..bari haber verseydi..Böyle eşofmanlarla buralarda..

Asansör 19.katta duruyor ve kapılar açılıyor..Müthiş bir organizasyon..Vals müziği eşliğinde elele pencere kenarı için 2 gün öncesinden rezervasyonu yapılmış üzeri gül ile donatılmış masaya doğru ilerliyor müstakbel çift..

Şaşkınlık içinde ilerlerken genç kız hala inanamıyor yaşadıklarına..Çünkü çokta alışılmadık bir durum değil bu..Aşkı her daim sürpriz yapıyor ona..ama kemancılar..bu sabahki konuşma..

Yok yok diyor sen yinede umutlanma kızım..altı üstü iki kelime edicek..heyecanlanma tamam..

İçsesi ile sohbetinin bitmesini bekleyemiyor garson sipariş almak istiyor..garson da heyecanlı ;

Masa önceden donatılmış..Herkes etraflarında pervane....Esas oğlan çok sevdiği somon siparişini veriyor.Kız şaşkın ne yiyeceğini bilemiyor..Hem o sırada havadan sudan mıydı konuşulanlar, yoksa onlar arabada mı kalmıştı hatırlamıyor bile ne siparişi ? nasıl versin şimdi..: )

-Benimki de somon olsun, peki
diyor.
Güveniyor,bugüne dek güvenini boşa çıkartmayan sevdiğinin siparişine..
Bir müddet sonra servisler geliyor..üzeri bombeli kapaklarla kapalı bakır uzun tabaklarda..Bir garson şarapları dolduruyor..Bir diğeri esas oğlanın servisini açıyor..Bakıyor kız ,balık..Bildiğimiz balık..Kesin yüzüğü de benim servisin içindeki balığa koydurmuştur diye düşünüyor esas kız ; (Belki de düşünmüyor sadece öyle düşündüğünü hatırlıyor..ya da hatırlamıyor ne bilsin? Çok heyecanlı! )
Ve tam o sırada esas kızın solundaki adam işaret parmağı ile dışarıdaki manzarayı gösterdiği esnada kapağı kaldırıveriyor!!! Bir gül yaprağı sağnağı daha başlıyor esas kızın kucağına ...Yapraklar arasındaki kutu ve esas oğlanın bakışları arasında duruyor zaman...

(Kutunun içinde ne olduğu belli..Değil mi?..Siz öyle sanın..: )

İnanamıyor esas kız yaşadıklarına..Bir de kendini zeki sanırdı..Bak yüzük nerden çıktı?..Heyecandan nutku tutuluyor..sonra aklına yersiz sitemi geliyor sabahki ..hani telefon görüşmesinde yaptığı..utanıyor iyice..

Kapağı araladığında ne görsün..

Bilmem kaç karat pırlanta olsa bu kadar mutlu olur muydu acaba diye düşünüyor! Bunu hatırlıyor...Küçük çapta bir biblo bu..

Bir gelin ve önünde diz çökmüş bir damat, damadın elinde bir pankart
“Benimle Evlenir misin?” diyor..

Çocuklarımız olduğunda onların odasında dursun diye bu küçük hatıra..Yoksa yüzükler burada
deyip kalbinin çekmecesi sol üst cebinden çıkarıyor beklenileni....
Çalışanından misafirine alkışlar imzası oluyor bu mutlu gecenin..
....
Eee......onlar ersin muradına biz çıkalım kerevetine..De peki ben bunu niye yazdım?

Çünkü senelerdir görmediğim bir arkadaşımın gelen düğün davetiyesini aldığımda geçen yaz,donup kalmıştım..Bu kendi düğünüm için tasarladığım davetiyeydi..şaşkınlıkla birlikte sevinmiştim de tabi..Hani bu bir işarettir belki diye..

Sonra bir başka arkadaşım şehir dışında olamadığım için katılamadığım nikahından sonra resmini göndermişti gelinliği ile çekilmiş..uzunca bir süre bakakaldığımı hatırlıyorum o resme..Çünkü öyle ya daha geçen hıdrellezde çizmemiş miydim ben bu gelinliği..hani benimde saçlarım öyle olacaktı..Topuz falan istemem demiştim ve dalga dalga omuzlarıma düşen saçlarıma papatyadan taç oturtmuştum..Onun da öyle olmuş..Çokta güzel olmuş canımın içi...Allah mesut etsin inşallah sizi deyip bükmüştüm boynumu..Ama bu kadar mı olurdu yani..tamam olsun ben yine yapardım istediğim her şeyi..ama ...ama olur muydu bu..

Sonra da bu hikaye..
Bir gün İnciraltı' nda dolanırken yine alt komşum,kardeşim dediğim can arkadaşlarımdan birtanesinin kızıyla,Aa Aluşş bak, gördün mü ? Şurası var ya şu kat..hani oteli inci kolye gibi saran ışıklı kat..Oraya iyi bak e mi? Şu Ceyda ablan burada gelin olmaya ilk adım atacak biliyor musun? Nikahı da burada olacak..İzmir'i şahit olacak..
-iyi bak olurmu kuzucuk? dediğimde aluş daha anaokuluna bile gitmiyordu düşünün..Gülmüştük birbirimize bakıp deliliğime : ))

Ama bilseniz şu an 3. Sınıfa geçicek ne zaman tv de görsün heyecanıp zıplar,önünden benli bensiz her geçtiğinde söylediklerimi teyit ettirir gibi annesine babasına kiminle ise ona tekrarlatır dururdu..
...
Eh ne yapalım olmadı be aluş..Bu hayalide kaptırdık işte ne yapalım..

Ama ne gerek var bunca şeye diyen tüm erkeklere, beklentileri gerçekleşmediğinde esas kızların ne kadar eksik kaldığını bir yanının, görmeleri için yazıldı işte bu yazı..

Sürprizler güzeldir ..özeldir...

Hele ki sevgilerin birleşeceği yolda başlangıç düğümünü atan yapılan tekliflerse şayet, ona anlam katan detayların önemini anlasın istedim şimdiden çiftler..(sadece erkekler desem ayıp kaçacak ne yapayım ; idare edin kızlar..)

Ve böylesi bir yazıya ilham kaynağı olduğu içinse Tuğçe ve Ender'e bir ömür boyu mutluluklar..Öyle sizin vesilenizle bir hayalimin daha boynu bükük kalmadı işte..

Kendim için içimden geçirdiğim kadar mutlu olun inşallah : )

Mutlu olsun elleri birbirlerinin ellerine emanet edilmeye layık görülmüş her şanslı çift...

Mutlu olsun herkes..

Mutlu olayım ben de..


- 08.11.2008 20:59:18

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Naşit Dayan - 19.11.2008

üzerinde biraz çalışsaydın sıradan lafını söyleyemezlerdi ama doğru.

Selma Dadaş - 18.11.2008

helal olsun be cnm agsınaa aklına saglık

Ali Sevimli - 12.11.2008

güzel bir hayel kurgusu olabilirliği malesef yok zate şunuda belirtmek isterim çok sıradan geldi... Güzel ama basit daha iyilerini biliyorum hemde gerçekleşmiş belkide bu yüzden basit geldi ama yazıda bir konu dikkatimi çekti gerçek hayatı anlatım şekli çok güzel yani yazının gerçek hayatla bağlantısı duygusal bütünleşmesi çok güzel olmuş....güzel yazınıza ve canlandırdıklarına teşekkürler tebrikler

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri