» Attilâ Ylhan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Safiye Turhan - Safiye Hoca Diyor ki

Kadından Kentler



Yine kadın sorunlarını anlatan ,feministleri destekleyen bir kitap diye düşünebilirsiniz kitabın ismini görünce. Fakat bu bambaşka bir üslupla yazılmış bir kitap.Bir kere yazarı, kahraman bakış açısıyla on altı değişik kadının ruh haline bürünmüş olarak göreceksiniz.İlginç olansa bir erkek kaleminden okuyacak olmanız.?Murathan Mungan?...


Yazarımız ilk hikayesinin mekanını İzmir olarak belirlemiş. Kahramanımız, baskıcı bir ailenin büyük şehirde yetişmiş, sınırlı eğitim almış bir kızı.Hayali, iyi bir kısmet bulup evlenmek ve özgürlüğe ulaşmak.Baba ocağının dayatmalarından kurtuluşun tek çaresinin evlenmek olduğunu düşünen şehir kızı Nurhayat kısa sürede hayaline kavuşur fakat.....
İşte devamı kitapta...


Yazar her öyküsünü nerdeyse Türkiye'nin büyük şehir dediğimiz kentlerinde kurgulamış. Betimlemeler ve iç tahlillerse çok gerçekçi.Hatta öyle gerçekçi ki birçoğumuzun kendisine söyleyemediği sert ve bir o kadarda hayattan söylemler.
Kadınların kentlerdeki dinamik duruşları veya ezilmişlikleri,erkek egemenliği, hep bir önceki nesille kıyaslanacak durumlarla izah edilmiş.Ha bu arada kadının kadına ettikleri de yok değil.Benim en etkilendiğim öykü?Trabzon Burması?...


?Evliliği sürdüren,sürdürme başarısı gösteren kadınların,boşanmış kadınlara bilerek ya da bilmeyerek yargıladığı sahnelere geçmişte de tanık olmuşluğu çoktu Meltem'in.
Kararlılık her zaman haklılık demek değildir.bunu onlar da bilirler.Kararlılıklarından emindirer ,ama hakılılıklarından değil.Bunu,her seferinde ancak başkalarının yaşamları üzerinden sınar,ne pahasına olursa olsun aile yaşamlarını sürdürme konusundaki haklılıklarını,boşanmış kadınların dağılıp gitmiş hayatları üzerinden doğrulamaya kalkarlardı.Bir çok kadın için,bir diğer kadının varlığı ilham kaynağı değil,bir rekabet konusuydu ne yazık ki...?



Bu cümleler kitapta Murathan Mungan'a ait bir öyküden.Öyküyü oluştururken sadece deneyimlerden yaralanmamış yazar ,ayrıca gözlem,sosyoloji ve psikoloji bilimlerinden de yararlandığını görüyoruz Dilindeki akıcılık ve anlaşırlılık Türkçe'ye ne denli hakim olduğunun da belirtisi. Yazar kadınları anlatırken ki başarısını empatiyle kurmuş gibi gözükse de gözlemciliğindeki başarı olağanüstü denilebilir. Kadınların kadınsal sanrıları ve hayattaki izdüşümleri,bunalımları,erkeğe bakış açısı,aile sendromları kitapta bulacaklarınızın sadece bir kaçı...


Topraktan ev,altından saatte yaptığımız tamlamalarda göreceksiniz ki evin menşei toprak,saatin hammaddesi altındır. Bu mantıkla ?Kadından Kentler'i? okuduğunuzda, kentlerin kent yapılmasında ,modernizmi ve kentsel yaşamların ritüellerinin korunmasında ve uygulanmasında kadın faktörünün önemini de hikayelerde buluyorsunuz.
Çevremizde gördüğümüz kadınları , farklılaşan yönlerini, yazarın kadın tahlilleri ile yeniden ve başkalaştırarak hatta boyut değiştirerek gözlemleyeceğinize inanıyorum. Kadınlar ne ister sorusu biraz daha aydınlanır belki ne dersiniz...



Metis yayınlarından çıkan ?Kadından Kentler? adlı eser Murathan Mungan'ın diğer kitapları gibi 21. yüzyıl Türkiye'sinde değişen,gelişen bununla birlikte yozlaşıp erezyona uğrayan biz insanları ,duru ve akıcı Türkçe'siyle okuyabilirsiniz.

Yazar sadece hikaye türünde değil,roman(Yüksek Topuklar),senaryo(Kullanılmış Biletler) ve şiir kitaplarıyla (Dağ) da çok tanınmış ve yazın hayatında çok yönlü bir yazar olarak yerini almıştır.





İnsan Kendini biraz İnsanda biraz Kitaplarda Tanır.


- 13.10.2008 21:18:42

Yazarın Diğer Yazıları

Harun Aktaş - 1.7.2010

-Yazarlık, kendini ötekinin yerine koyma sanatıdır. Elbette cinselliklerimiz ve cinsiyetlerimizin bize kazandırdıkları vardır. Ama kendi pratiğinizin bilincinde iseniz, bir farkındalık geliştirmişseniz bu anlamlıdır. Yoksa, sadece kadın ya da erkek organlarına sahip olmak, sizi kadın ve erkek yapmaz. Sizin kadın ve erkek rolleri içinde, toplumda biçilmiş rollerle nasıl hesaplaştığınız, nasıl ödeştiğiniz ve bunları nasıl aştığınız da, sorunsalın bir parçasıdır. Nüfus kağıdınızın rengiyle biyolojik cinsiyetiniz belirlenebilir; ama toplumsal cinsiyetleriniz belirlenemez. İyi bir yazarın kadını, erkeği yoktur. Bu kitabı da bana yazdıran, benim iyi bir yazar olarak farkındalıklar geliştirmiş olmamdır..


Teşekkürler bu güzel yazı için..

Harun Aktaş - 1.7.2010

Baktığınızda siz de görüyorsunuz ki, kadınların kıstırılmaları veya sıkıştırılmalarında, zalim, kötü huylu bir koca, ya da dayak atan zorba ve kötü bir erkek yok. Bu kitapta erkekler, aksine daha gölgede, daha 'nötr' ve zaman zaman da inisiyatifsizler. Burada şöyle bir seçim yaptım: Ben kitapta, kadınların bu kıstırılmış sorunlarının - yani bir deyişle "İyi kocaya düşersen kurtulursun, kötü kocaya düşersen başına bunlar gelir"in dışında - düşünülmesi gerektiğini öne çıkardım. Dolayısıyla kitap, kadın olmak üzerine değil, ama bunun üzerinde 'olmak' üzerine. Türkiye'de, başkaları da 'olamıyor'. Mesele, 'olmak'..

Harun Aktaş - 1.7.2010

Çok geç okuduğum farkındayım;ki nasıl şimdiye kadar görmediğim için kendime kızıyorum..Belki de tam denk geldi bilmiyorum;ama şuan bu kitabı elimdeyken,bu yazıyı okumak bir başka oluyor sanırım o duygu..Bu yüzdendir olacak ki ne zaman bu ismi görsem bir başka diyarlara yelken açarım,yaşanışlıklarımla birlikte.

Değerli kılan da benim için bu yazarı(yazar kelimesi bile sönük kalır,burada)..
Fazla uzatmadan kendi ağzından söylediklerini paylaşmak isterim:


-Kadınlar, kendilerini güvenli ve huzurlu hissettikleri bir aile veya eve kapatıldıkları anda, aynı zamanda eşyalarla örülmüş bir hapishaneye de kapatılıyor. Kitaptaki kadın ve eşya ilişkisi, kimi zaman Sinop veya Adana ya da Bursa öyküsünde olduğu gibi, çok net; kimi zaman da dolayımlı. Eşya ile kadın arasında, sistemin ilişki ve rol modellerinin kurduğu bir şey var. Kadınlar hem aşk ve evlilik ideolojisi ile hem de eşya ile esir alınırlar. Kitap aslında hiçbir zaman tek tip bir kadının ve insanın var olmadığını söylüyor.

Melik Haker - 9.10.2009

Murathan Mungan.
Roman okumak beni çok çabuk sıkıyor. Neden bilmiyorum. Sanki çok kitap okuyorumda internet okuryazarlığı benimkisi nasıl okuyacağım bilmiyorum gerçek kitapları. Hep bir bahanem oluyor nedendir bilinmez okumaya karşı. İnşaallah
Okurum, okuma aşkım gelir.

Bulut Mehmet Sunci - 17.10.2008

Özellikle kimlik meseleleri olan kesimlerin eserlerine ilgi göstermesi mungan'ın neredeyse bir sosyal figür haline geldiğinin kanıtı. Kendisiyle birlikte bir okur yetiştirdiğini biliyo ve o yüzden birçok kentte karşılaştığı insanlar artık onu manikürlü tırnaklarını yadırgamıyor.

Kit. bitince yorum.

1 2 »
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri