» Değerli Ziyaretçimiz. İstediğiniz şiirlere, şiir sayfasının altında bulunan ŞİİRE YORUM EKLE'yi tıklayarak yorum yapabilirsiniz.

Safiye Turhan - Safiye Hoca Diyor ki

Modern Şiir-II- Orhan Veli ve Garip Akımı

Orhan Veli ,Varlık dergisinde yayımlanan ilk ürünlerinde, aslında "Saf Şiirciler "anlayışıyla yazar. Hatta hece vezni değil aruz vezniyle yazdığı bir iki şiir bile olur. Yani hem halk şiiri hem divan şiirine vakıftır.

Orhan Veli ,bu eski şiir anlayışını 1937 yılından itibaren bırakır ve gündelik yaşam sahnelerinin yer aldığı şiirler yazmaya başlar. Bu şiir anlayışı başta Yahya Kemal olmak üzere bir çok kurallı şiir yazan şairleri kızdırır.Bunun üzerine yazdıkları şiirin savunmasını yapacağı “Garip “adlı bir önsöz yazar ,burada “Garip şiiri”nin ilkelerini de belirtir.

-Vezinli kafiyeli şiirde hayır.
-Edebi sanatlara hayır.
-Burjuvaziye hayır.
-Eski biçimlere hayır.
-Duygusallığa hayır
-Şairaneliğe hayır.


Bunların ötesinde öyle bir cümle yazar ki bu önsöze en çok bu etkiler diğer genç şairleri:”Şiir,bütün özelliği söylenişinde olan bir söz sanatıdır.Yani tümüyle anlamdan oluşur.Anlam insanın beş duyusuna değil,kafasına seslenir.Bir gün gelecek,şiir yalnızca kafayla okunacak,edebiyat da böylece yeni bir yaşama kavuşacak.”
Orhan Veli Kanık kendisi gibi düşünen Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday'la birlikte bu ilkelerle yeni bir oluşum başlatmış olur:Garip Akımı.

Yahya Kemal onun için"bir garip adam çıkmış garip garip şiirler yazıyor"der.

İşte Orhan Veli'nin şiir anlayışıyla yazdığı ilk şiirlerden biri olan “Söz”'de şair:

Aynada başka güzelsin
Yatakta başka
Aldırma söz olur diye
Tak takıştır
Sür sürüştür,
İnadına gel.
Piyasa vakti
Muhallebiciye
Söz olurmuş
Olsun Dostum değil misin?



Şiirin bir duyguyu bir düşünceyi anlatmadığını, bu sözlerin şiir olmadığını öyle çok söyleyen olmuştur ki şairin bir çevreyi,bir kişiyi,bir yaşam biçimindeki seçimleri anlattığı,için için insanlarla,kurallarla alay ettiği,her şeyden önce bunu hissettiğini bir çok şair görememiştir.
Tartışmalar öyle büyümüştür ki sağdan ve soldan şiir üzerine açıklamalar gelmiş Yusuf Ziya Ortaç “vezin gitti,kafiye gitti,mana gitti. Türk şiirine bunları yapanların suratına tükürmeye davet ediyorum” cümlesiyle doruğa tırmanmıştır.
Buna rağmen Garip Akımı hızla gençlik arasında yayılıyor,hatta Nazım Hikmet'e karşı duruşuyla Orhan Veli Cephesi güçleniyordu. Orhan Veli, Nazım Hikmet şiirleriyle ilgili olarak dikkatli olmuş ve ona sorduklarında”mesele bir sınıfın ihtiyaçlarının müdaafasını yapmak olmayıp yeni de olsa bilinen bir takım ideolojilerin söylediklerini bilinen kalıplar arasına sıkıştırmak olmamalıdır.” der. Hep kalıplı şiire karşı geldiğinden Nazım'a da kalıpçılığından eleştiri getiriyordu,yoksa kendisi de bir süre sonra toplumsalcı şiirler yazmaya başlayacaktı ama serbest olarak...

Şiirde parça güzelliği değil bütün güzelliği arayan ve tüm şiirlerini böyle yazan, ününü bu fikirden alan şairin alaya alınan ama şimdi dudaklardan eksik olmayan bir şiirini buraya alacağız.

Altın Dişlim

Gel benim canımın içi,gel yanıma
İpek çoraplar alayım sana
Taksilere bindireyim
Çalgılara götüreyim seni
Gel,
Gel benim altın dişlim
Sürmelim,ondüla saçlım,yosmam;
Mantar topuklum,bobsitilim,gel
O.Veli Kanık

Şiirde dönemin zihniyeti, o dönemdeki kadınların moda anlayışları verilirken,toplum tarafından eleştirilen kadın tipine Orhan Veli'nin bakışını da görmüş oluyoruz. İlginçtir ki”bobsitil” sözcüğü Attila İlhan tarafından garip anlayışına mensup kişilere taktığı bir isimdir. Orhan Veli şiirde aynı zamanda kendisini beğenmeyen ,küçük gören ,alay edenlere de bu kadın tiplemesiyle karşılık vermiştir."ondüla saç" ifadesi şiir için garip gelmiş hep eleştirilmiştir.

Orhan Veli'nin şiirlerinde bütün anlayışı öyle hakimdir ki tek bir mısrayı çıkardığınızda şiir anlamını tamamen kaybeder.Onun gücü” Var olanı” yazmaktan gelmiştir.




Orhan Veli Kanık'tan Sonra Gelişen Modern Şiir
1-İkinci Yeniler: Garip akımına tepki olarak ortaya çıkan bu grup bilinçaltı dünyasını şiirlerinde ele aldılar.Doğayı,insanı ve görünümü kendilerine özgü bir anlayışla verdiler.Görünümü ve eşyayı gerçek üstücülerden daha abartarak soyutlaştırdılar.
Bu anlayışın temsilcileri arasında Cemal Süreyya,Edip Cansever,Turgut Uyar,İlhan Berk,Ece Ayhan ve Ülkü Tamer sayılabilir.

2-Maviciler:Attila İlhan'ın öncülüğünü yaptığı bu şiir anlayışı ise Garip Akımına tepki lerle doğmuştur.Şiirde sanatlı ve şairaneli bir söyleyişi benimsemişlerdir.

Bugün Modern şiir tüm bu şiir akımlarının etkisiyle gelişmeye devam etmektedir. Yeni bir grup ve akım görülmemekle birlikte, tarihteki şiir anlayış ve akımları geliştirilerek üstün eserler verilmektedir.

Fakat bilinmelidir ki modern şiir tamamen kuralsız,başıboş şiir değildir. Tüm şaheserlere baktığınızda şiiri şiir yapan unsurlar mutlaka kendini göstermekte,biricik olmayı sürdürmektedir.
Dünya var olduğundan beri aşk,ölüm,kıskançlık,mutluluk,yiğitlik gibi insani duygular hiç eksilmeden yaşanmış işte şiir her dönemde bu duyguları anıtlaştırıp her yürekte farklı duyumsatıp imgeleştirmiştir.Bugün ,okunan beğenilen şairler kendilerine şiir tarihimizden yararlanarak,okuyarak,öğrenerek özgün bir duruş belirlemiştir.Şiir bir birikim işidir.
Bugün severek okuduğumuz şairlerin şiir içindeki duruşuna baktığınızda hepsinde bir “biriciklik”,”özgünlük” bulursunuz. Ayrıca şiirlerini okuduğunuzda üsluplarından onları tanırsınız.

Şiir hayattır ve insan hayatı dizelerde tanırsa ne ahenkli bir yaşamı olur değil mi dostlar.Dizeler kadar çarpıcı ,farklı,biricik bir yaşam ancak şiir okuyup ve yazarak sağlayabiliriz. Toplumda özgün bir hayatı sunan şiirlerde sevgi ve saygıyla buluşmak dileğiyle....



İnsan Kendini Biraz İnsanda Biraz Edebiyatta Tanır.





- 07.10.2008 21:38:55

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Melik Haker - 04.10.2009

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul'u

Mehmet Çetin - 08.10.2008

Şiire ilk cümleyi Tanrı hediye edermiş,şair şairse eğer şiiri tamamlarmış,tabi tamanlanan her yazı da şiir olmuyor,bu bilgiler ışığında öğrendiklerimiz için size çok teşekkür ederiz hocam.

Mehmet Çetin - 08.10.2008

Değerli Hocam,Şiiri ve şairi anlatırken edebiyatımızda var olan kavram ilham denen algılamayı ben şöye tarif etmek isterdim

Yaratan şaire ilk çümleyi hediye edermiş,şair şair ise şiirin sonunu getirirmiş,şiirin var olduğu ta ilk günden insanoğlu anlatımına ahenk katarak konuşma şeklini şiir düzeyin

Yılmaz Öz - 08.10.2008

Şiir,zamanın tanıdığır.Bu anlamda şiirde konuya ve belli ilkeler karşı çıkmak şiirde yeni arayışların içinde yorumlanmalı.Homeros şiirlerinide kafiyesiz yazmıştı.Şiirmizin kilometre taşlarından bazı isimleri nereye koyacağımız böyle bir başlık altında,sıkıntı teşkil eder.

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri