» Cezmi Ersöz şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Işın Ergüney - Eylül Dokunuşları

ÜÇ FİDAN






Sene 1971.

Vefa Lisesi 2.sınıf öğrencisiyim.

Okulun önüne geldiğimizde arkadaşların içeri girmediklerini ve kapının önünde yığıldıklarını gördüm. En yakın arkadaşım Saruhan'la birlikteydik.
"Hayrola Arkadaşlar, bir şey mi oldu?" Diye sorduk.

"Yürüyüş var" Dediler.

Doğal olarak o gün okulu kırdık ve arkadaşlarla birlikte önce Aksaray'daki Pertevniyal Lisesinin önüne gittik. Biz gidene kadar onlar derse girmişlerdi. Okulun önünde slogan atmaya başladıktan 3-4 dakika sonra sınıflar boşalmaya başladı.

Hep birlikte Laleliye geldiğimizde yürüyüşe katılanları yakalamıştık. Çemberlitaşa kadar sloganlarla, marşlarla yürüdük. Çemberlitaşta artık yürüyemiyorduk. Biraz bekledikten sonra yürüyüşe katılan abilere sorduk;

"Neden durduk niye yürümeye devam etmiyoruz?"

Abi gülümseyerek bize baktı.

"Denizgiller Adliye Sarayının Kapısını tutmuşlar. Dolayısıyla da yürüyüş kolunun baş tarafı orada beklemeye başladığından yürüyemiyoruz."

Deniz Gezmişin adını duyunca iyice heyecanlanmıştık. Abimlerden duyduğum ve onların anlatımlarıyla tanıdığım Deniz abiyi görmek için adeta yanıp tutuşmaya başladık.

Saruhan'la göz göze geldik ve gülmeye başladık. Ardından hemen yürüyüş sırasından çıkıp Çemberlitaşın arka sokaklarına daldık. Oradan da güç bela Adliye Sarayının tam karşısında bulunan yüksek yola ulaştık. Orası da hıncahınç doluydu. Aralarından ite kalka geçip Adliye Sarayını tam karşıdan gören noktaya ulaştık.

Deniz Gezmiş tam giriş kapısının önünde o meşhur Parkasıyla duruyordu. İki elini yanlara açmış ve içeri girilmesine geçit vermiyordu. Onun o duruşunu Kartala benzetmiştim.

"Arkadaşlar, taraflı davranan bu hakimleri, savcıları içeri sokalım mı?" Diye yüksek sesle bağırıyor ve herkes tek kelimelik cevabını haykırıyordu.

"Hayır..."

Ben ve Saruhan için Deniz Gezmişi görmenin heyecanı büyüktü.

*

Sonraki aylarda Siirt'te Öğretmenlik yapan abimin tutuklandığı ve TÖS davasından yargılanmak üzere Ankara Mamak Cezaevine gönderildiği haberini aldık.

O yıllarda YASAK KİTAPLAR Listesi vardı. Abimi bu Yasak Listesinde yer almayan "Kadın ve Kominizm" adlı kitap için gözaltına almışlar ve ardında da Ankara'ya göndermişler.

Sonrasında her Çarşamba yapılan Ziyaret Günlerine annem Tepsilerle Su Böreği ve Burmalı Tatlısı taşıdı. Abim; Fakir Faykurt, Mümtaz Soysal'larla aynı koğuştaydı. TÖS davasındaki Avukatları Deniz Gezmiş'lerin de Avukatlığını üstlenen Rahmetli Halit Çelenk'ti.
Ortak noktaları ise sadece bu değildi.

Deniz abilerin koğuşu 2 bina ötedeydi ve Avukatları Halit Çelenk'ti.
6 ay sonra abim tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

*

6 Mayıs 1972 de Vefa Lisesi'ne gitmek için evden çıktığımda Saruhan Apartmanın kapısında beni bekliyordu. Birlikte Okula doğru yürümeye başladık. Evimizin sokağının ardındaki sokaktaki Bakkal Gazete de satardı. Hürriyet Gazetesinin Kapağını Saruhan'la aynı anda gördük.

"İDAM EDİLDİLER..."

Göz yaşlarımız sel olup akmaya başlamıştı. Kendimizi toparlayıp okula doğru yolumuza devam ettiğimizde evlerin camlarının açıldığını ve kadınların hüngür hüngür ağladıklarını gördük. Tüm insanlar ÜÇ FİDAN için ağlıyordu.

*
Hiç kimseyi öldürmemişler hatta tek kurşun bile sıkmamış bu 3 fidanı ve nicelerini Yargısız İnfazla katlettiler.


Hayatımda gördüğüm en ADAM GİBİ ADAM'dı.

Ve bugün asılmalarının 45.Yıldönümü.


Dilimde Zülfü Livaneli Türküsüyle başladığım gün böyle de devam edecek.

"Nolaydım nolayıdım oyyy oyyyy
Okur yazar olayıdım oyyyy
Deniz mahkemeye düşmüş
Avukatı ben olaydımmmmm..."


3 Fidanın ve onlar gibi haksızca idam edilen tüm insanların aziz ruhlarının önünde en derin sevgi ve saygılarımla eğiliyorum.

*

"Devrimciler ölür ama devrimler durmaz sürer..."


- 6.5.2017 11:53:17

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik
Bayram Kaya - 25.5.2017

Takdirlerimle...

Filiz Kalkışım Çolak - 9.5.2017

Okurken hüzünlenmemek ne mümkün.Bu memleket ne Denizleri ağırladı ölümsüzlüğün makamında ne Denizlere sevdalandı.Ve o Denizler binlerce yürekte çoğalarak sonraki kuşaklara ses oldular içimizde dalga dalga...Evet Cumhuriyet çağının en büyük darbesini 2017 başkanlık referandumunda aldı.Özgürlük için halk için refah için sömürüye yolsuzluğa kafa tutan gençlerinin değerini bilemedi bu millet.Ruhun şad olsun Deniz...hocam sevgilerimle..

Ahmet Karbeş - 7.5.2017

Yüreğinize sağlık Işın bey. Yüreğimde ki acıları, bu gün idam edilmişler gibi taze ve kanıyor. 68 ve 78 kuşağı bu kadim toprakların, halkların, devrimci mücadelenin (İşçi Sınıfı Mücadelesi'nin) yüz akıdır. Anıları önünde sayğı ve özlemle eğiliyorum. Selamlar. Dostça kalın..

Cemal Mıhcı - 6.5.2017

Erdal Öz'ün
Gülünün solduğu akşamı
Okumuştum
Sonra kaç kez okudum sayısını anımsamıyorum

Fidanlar kırmakla bitmez

Kutlarım Işın Bey

Sermin Gür - 6.5.2017

Çok haklısınız Işın bey

Devrimciler ölür ama devrimler asla bitmez

yüreğinize kaleminize ve devrim şehitlerimize saygı ile

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri