» Cezmi Ersöz şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

Ali Sevimli - Eski Mavi

Evet mi? Hayır mı?

Kerem susunca en meraklımız İsmail atıldı
-Kerem abi, Helvacıyı mı gördün?
-Yooo
-Peki, neden adını sayıklıyorsun ki?
-Askerden gelip taksiciliğe başladığım gün durağa geldi. Birer çay söyledi, çayları içerken 'Kerem kardeş dikkat et kendine. Bu iş kolay değil' dedi. Bende 'Bırak abi, bizim korkumuz yok, sıkıntı etme' dedim ama o kızgın kızgın bakıp ' Kerem bir gün seni dövecekler ben burada olmayacağım, o gün benim adımı üç kere söyle' dedi.
-Ne yani senin dayak yiyeceğini mi bildi?
-Valla ne yalan söyleyeyim, kaç kişi dövecek neden dövecekler hepsini bildi.
Hepimiz ağzımız açık kalmış öylece birbirimize bakıyorduk. Aklımızda bir dünya soru, inanmayanlarımızda oldu ama Kerem yemin billah ediyor ısrarla söylediklerim doğru diyordu. Kerem birkaç güne çıkacaktı hastaneden, ailesi de gelmişti bizde ziyaretimizi bitirip çıktık. Çıktıktan sonra hep birlikte kahveye geçtik. Kimsede ses çıkmıyor, almış bir düşünce bu adam kim(?), nasıl biliyordu Keremin dayak yeme olayının tüm ayrıntılarını? Kerem dürüst çocuk kimse inanmıyor yalan söyleyeceğine de Helvacı gibi birinin de bu olayı önceden bilmesi çok mantıklı bulamıyorduk. Yancı Ethem sessizliği bozdu, önce ayağa kalktı etrafa hafif hafif baktı ' Arkadaşlar her şeyi anladım, hadi taksicidir dayak yiyeceğini tahmin etti diyelim ama neden adını üç kere söylettirdi?' Bu hepimizin dikkatinden kaçmıştı. Birde bu vardı tabi adını neden tekrar ettirmişti. Birde bunu düşünmeye başlamıştık. Yancı Ethem tekrar kalktı ayağa yine hafif hafif etrafı süzdü 'Bu adam neden ortadan yok oldu? Ne zamandır yok, nerede olduğunu bilen yok. Bu adam nerede?' Buda önemli bir konuydu. O gün kimse oyun falan oynamadı. Çay içip sohbet ettik kendi aramızda.
Kerem üç gün sonra geldi kahveye sağı solu sarılı. Hastanede ifade vermiş, kişileri tarif etmiş ve polis hastaneden çıkacağı gün adamları yakalamış. Bunu götürmüşler karakola adamları teşhis etmiş. Sonrada salmışlar.
Çayları içerken olan biteni birde sakin kafayla dinledik Keremden. Olayı çözmeye çalıştık ama bulamadık çözüm. Kerem yorgundu, bizden izin isteyip kalkıyordu ki uzaktan Helvacı göründü sıcak havada üzerinde bir pardösü bize doğru geliyordu. Saçı başı yine dağınık ağzında sigarasını tüttürüyor. Yavaş adımlarla geldi, geldi selamını verdi geçti kimsenin oturmadığı boş masaya oturdu. Çay istedi önce, hepimiz ona bakıyoruz ama hiç oralı değil. Kereme baktı, bir süre sesini çıkarmadan izledi sonra çayı önüne geldi. Şekerini atıp karıştırdıktan Kereme baktı hafiften güldü sonra sordu;

Devam edecek...




Evet mi? Hayır mı?

Önümüzdeki günlerde en çok zorlanacağımız konulardan biri sanırım bir konuda ya da durumda vereceğimiz cevap olacak. Evet ya da Hayır derken daha dikkatli olacak gibiyiz. Bu konuda birçok şaka ve espri üretilecek, komik fotoğraflar, imalar göreceğiz. Bu kesin durum ama yine de herkes kendine göre bir tavır belirleyip kararını verecek. Bu karar doğrultusunda konuşmaları sırasında bu iki kelimeyi kullanırken daha dikkatli olacak.
Şu gerçek ki yıllardır süregelen toplumun fikren ve siyaseten bölünmesi hızla devam edecek. Bunu daha hızlı hissedeceğiz. 1980 ihtilalinden sonra toplum bir şekilde siyasi düşüncede Anavatan partisi çatısı altında birleştirilmişti. Ayrım çok belirgin değildi. Partiler arası kaymalar söz konusuydu. Siyasi taraftarlık yok denecek kadar azalmıştı. Etnik, dini, siyasi sloganlara bağlı düşüncenin beslediği değil, daha insani alanlara kavuşma, daha özgür olma, daha teknolojik gelişme için gayret sarf ediliyordu. Sonra doksanlı yıllarla birlikte eski siyasi liderlerin tekrar meydanlara inmesinden sonra bu tablo eskiye doğru dönüş gösterdi. Tekrar siyasi taraftarlık olgunlaşmaya başladı. Birkaç yaşadığımız toplumda yankı uyandıran, toplumu bir araya getiren olayı saymazsak günden güne siyaseten ayrışmalar ortaya çıkmaya başladı. Kendi fikrimdir ki bu konuda en büyük çabayı Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller verdiler. Bu iki siyasi liderin çekişmesi ayrışmanın çizgilerini kalınlaştırmaya başladı. 2000 yılların başında yapılan suni ekonomik krizlerin arkasından siyaset bir kenara bırakıldı ve insanlar ekonomik olarak rahatlamanın derdine düştüler. Bu dönemde insanların açık ve net olarak hissettikleri ve zamanla tüm halka etki eden bir kavram oluştu. Aç kalırsan yalnız kalırsın, kimse yardım etmez. Bu yüzden elinden geldiği kadar para kazanmak zorundasın ve bunu nasıl ve neyle elde ettiğinin bir önemi yok. İnsanlar artık siyasi düşüncede değil ama bireysel menfaatlerin yolunda bir araya gelerek bireyselci toplulukları oluşturdular. Biraz açmak gerekirse bunu; bireysel olarak hareket eden insanların aynı çıkar etrafında kendi çıkarlarını gözeterek bütünlük oluşturması. Buda toplumda yeni ayrımları getirdi. Ön plana sürülen kavramların arkasında artık kazanmak daha çok zengin olmak olduğu herkesin aşikarı olmasına rağmen herkes aynı yalanın ortağı olduğu sürece bir sıkıntı görünmedi.
Elbette bu söylediklerim kendi bakış açımı yansıtmaktadır. Doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir. Kişisel olarak düşüncelerimizi özgürce iyi ya da kötü bildirebildiğimiz bu günlerin tadını çıkarmak istedim bir miktar....

Gemisini yüzdüren kaptan....
Üç gün .... derler sonra bey derler.
Parasız adam gereksiz adamdır.
Kıroyum ama para bende.
Devletin malı deniz, yemeyen keriz.
Bu ve benzer sözler eskiden kötü bir durumu anlatmak için kullanılırdı. Şimdi ise nasihat verilirken kullanıyor. Geldiğimiz nokta budur.
Neticede bir halk oylaması yapılacak ve bir sonuç elde edilecek ona göre ülkenin kaderi değişecek. Bunun ne olacağı şimdiden bilmek zor. Lakin emin olduğum tek gerçek var insanlar daha çok ayrılacak daha çok kopacak ve bunun sonu hiç iyi olmayacak. Bunun önlenmesi gerekiyor. Başkada bir şey gerekmiyor.
Sevgilerimle...



- 25.1.2017 15:43:50

Yazarın Diğer Yazıları

Siirkolik

Bu yazıya henüz yazılmamış.

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri