» Fazıl Hüsnü Da?larca şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

Ayça Özbay - BU KÖŞE "SEN" KÖŞESİ

Niyetler - İstekler

Ne düşünüyorsak yaşamımıza onu çekiyor ve onu deneyimliyoruz, ne hissediyorsak onun devamını getiriyoruz ya yaşadıklarımızla...
O iş o kadar değil.

Duyguları şekillendiren, düşünceler; düşünceleri yönlendiren, oluşturansa inançlardır. Niyetlerimiz, isteklerimiz, inançlarımızın bu derinliğinde oluşur.

Duygu ve düşünceler arasında küçücük bir boşluk bulacaksın.
Çok küçük, küçücük, minicik...

İşte tam o noktada duygunun esasında nötr olduğunu (artık neşe mi dersin, huzur mu dersin, güven mi yoksa eminlik mi dersin fark etmez, hepsi birbirine bağlıdır.) olduğunu idrak edeceksin.

Ardından düşüncene bak. Israrla bir şeyler söylediğini, seni konu her ne ise şimdiye kadar o konuda hissetmiş olduğun gibi hissetmeye zorladığını; sınırlanmış olan o alışıldık duygunun içine sokup orada tutmaya çalıştığını, hatta büyük ihtimalle ömrünü yediğini göreceksin.
Duygunun da düşünceye ne kadar sadık olduğunu...

O düşüncenin altındaki öğrenilmiş inancı bul.

İnandığın şey her ne ise içinde, mutlaka deriiin bir niyete sebep olan; saplantılı, olmazsa olmaz bir istek, mutlaka olmasını beklediğin bir şart barındırdığını göreceksin.

Nefsini bilmek yani kendini, isteklerini, sebebini bilmek için; ilk önce onları şartlardan koşullardan arındırmalısın.
İşte bu arınma inancın içine gizlenmiştir.
Düşünceyi, duyguyu, bilinçsiz niyeti oluşturan inanç...

Bu inancın seni kısıtladığını, içinden çıkamadığın döngülerini yaratmış olduğunu fark ediyorsan bırak gitsin.
Bu kadar derinlerini görebilmişsen bıraktım dersin bırakmış olursun. Sonrasında karşına, kendini denemek için aynı tür durumlar çıkarttığında da, bunun kendi kendini denemek için olduğunu fark eder kendi oyununa bir kez daha gelmezsin zaten.

İnancını keşfettiğin yerde bir de deriiin mi derin bir niyet bulmuş olacaksın ya, o niyete çok iyi bak.

Enn derin niyetin ne senin?
En derin niyetinin sebebi ne?
Neden istiyorsun bunu?
Bu gerçekleştiğinde ne elde edeceksin?

Eğer bu niyeti yanında getirecekleriyle birlikte deneyimlemeyi şimdi bu noktada da gerçekten istiyorsan, şimdiye kadar oluşturmuş olduğun "düşünce, duygu, çıkmaz" üçlemesinin dışında kalarak sürdür.

Yanında getirecekleri ne demek?

Niyet, var'lıkta değişiklik yaratmaktır.
Zıtlığın olmadığı alanda var'lık olamaz.
Var'lık düaliteyle oluşur.
Yani "sabah"ı istiyorsan, "gece"den de razı olacaksın.
"Gece"nin olmadığı bir yerde "sabah" olamaz.
Ne "sabah"a tutunacaksın, ne "gece"den gocunacaksın.
Ne "sabah" olduğunda kendini "aydınlık"; ne de "gece" olduğunda kendini karanlık sanacaksın.

Burası başta sözünü ettiğim (İşte tam o noktada duygunun esasında nötr olduğunu (artık neşe mi dersin, huzur mu dersin, güven mi yoksa eminlik mi dersin fark etmez, hepsi birbirine bağlıdır.) olduğunu idrak edeceksin.) haldir.

Bunca çabayla teslimiyet mi olur, çabasızlık mı olur dersen.
Evet gerçek teslimiyet, gerçek çabasızlık, gerçek Ben bunca içsel çabayla açığa çıkar.
İlk önce düşüncenin, duygunun, isteğin, niyetin, inancın içinden geçeceksin ve gördüklerini kabul edeceksin. Suçlamadan, yargılamadan, tanımlamadan...
Bu alanda yaşamına başladığın andan itibaren sana dayatılmasına izin verdiklerinden arınmış, özgür ve saf niyet işte böyle açığa çıkar.
Olduğun gibi ya da hatta olduğun kadar olabildiğinde.

İçeride gösterilen bunca çaba, dışarıda da bilinçli hareketi sağlar.
Niyet gerçekten seninse, içerideki çaba, dışarıdaki yol'u açar, keyifli kılar, kolaylaştırır.
Hareketin, çalışmanın kendisidir niyet.
Çünkü gerçekte yaşamak, niyetine yol alırken yaptıklarındır.
Çünkü yaşamak, niyetinin sonucunda oluşan durumda değildir yalnızca.
İşin mutlaka rast gider.
Zaten gitmese de halinin özünde değişiklik yaratmayacağından, gitmezse seni taşıdığı noktada senin için bir güzellik olduğunu bildiğinden ve sen yalnızca senden kaynaklanan niyeti açığa çıkardığından ve sen bundan emin olduğundan rast gider.
İşinin rast gitmesinin de derinliğindesindir de ondan rast gider.
Asıl niyetini şekille değil, niyetin özündeki halle bilirsin de ondan rast gider.

Geriye olduğum gibi "ben" kalmışımdır da ondan rast gider.

Hatta mucize diye nitelendirdiklerin de budur.

Yaşamının öz niyeti, sebeplere bağlı kalmadığında açığa çıkar.
Ve içine yönelmişsen, her niyet seni öz niyete taşımak için açığa çıkar.
İnsan her niyetini bu şekilde gözlemlemeli, ta ki öz niyeti açığa çıkana kadar.
O da An'dadır...
Kendiliğinden olandır.
Bilinçli niyetten de öte, bilincin kendisi oluşun farkındalığıyladır.


- 26.6.2016 21:17:05

Yazarın Diğer Yazıları

Bu yazıya henüz yazılmamış.

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri