» Mustafa Özçiçek "HECE ŞİİR YARIŞMASI" Katılım İçin TIKLAYINIZ...

21.06

2009

Anadolu'nun Yok Edilen Sedir Ağacı Ormanları, Yeniden Yaşam Bulsun.

Nur Ergün



Sedir ağacı,çamgiller ailesinden Cedrus cinsini oluşturan iğne yapraklı bir türdür.
Yılbaşı çamı, katran ağacı da denir. Bilimsel adı Lübnan sediri (Cedrus Libani) diye geçmekle beraber en geniş yayılış alanı ve anavatanı Toros Dağlarıdır.
Sedirin ilgi çekmesinin en önemli nedenlerinden biri, yaşlı bireylerin o görkemli görünüşü olsa gerek. Eski kitabelerde ve kutsal kitaplarda sık sık söz edilmiş onlardan. Devlet gücü, şan, şeref, zenginlik ve otoritenin simgesi olarak gösterilmişler.
Eski Mezopotamya'yı anlatan kil tabletlerde, İ.Ö. 2400'de Kral Gude-a'nın yaptırdığı saray ve tapınaklarda, 60 elle (yaklaşık 25-30 metre) uzunluğundaki sedir gövdelerinin Hamanu'dan (bugünkü Amanos Dağlan) getirildiği belirtiliyor. Başka bir kitabede Kral II. Nabukadnezar'ın Babil şehri ana kapısını sedir ağacından yaptırıp üzerini bronzla kaplattığı bildiriliyor.
Ama ağaçların kesilmesi sonucu, birzamanlar orman denizi olan Lübnan Dağları, günümüzde tamamen kıraç bir görünüme sahip. Zaten İ.Ö. 333 yılında Büyük İskender, 500 parçalık .gemi yapımı için gerekli sedir odununu Toroslar'dan sağlamış. Lübnan'da bu tahribattan günümüze ulaşan kalıntılar, en büyüğü Bischerre köyü civarında 400 ağaçlık parça olan birkaç orman artığı. Eski günler anısına, etrafı bugün taş duvarla çevrili olan bu kalıntılar içinde bulunan bir sedir ağacı, "Allah'ın Sediri" adı ile anılıyor ve onun dünyadaki tüm sedirlerin atası olduğuna inanılıyor. Bugün Lübnan bayrağını yaşlı bir sedir ağacının süslemesi, belki de bu inancın doğal sonucu.
Akdeniz'e paralel uzanan Toroslar'ın bir bölümü, sarp arazi yapısı nedeniyle tahribattan kurtulmuş. Bu bölgelerde, doğal anıt niteliği kazanmış bireyler var. 200-250 cm çapa ve 1200-2000 yaşına ulaşan bu ağaçlar, hem bulundukları yerdeki çığ oluşumlarını önlemek ve yabanıl hayatın korunup gelişmesine katkı yapmak ve hem de genç kuşaklarda doğa sevgisi ve çevre bilincini geliştirip canlı tutmak amacıyla, bölge ormanları içinde koruma altına alınmış bulunuyor.
"Allah'ım sana binlerce Hamd-ü sena! Lübnan'ın hayat dolu sedirlerini yetiştirdin." (İncil) Eski çağlarda en kıymetli ticari mal olan sedir, Eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarında saray ve tapınakların vazgeçilmez öğeleri olarak algılanmış. İsa'dan 2750 yıl öncesine ait bir yazılı belgede Finike'den Mısır'a gelen 40 parçalık deniz ticaret filosunun yükü; "Biz sedir odunları .ile yüklü 40 gemi getirdik. Gemileri sedir odunundan inşa ettik. Kral sarayının kapılarını sedir ağacından yaptık" sözleriyle belirtiliyor. Lübnan Dağları'nın sedir ormanları yönünden zenginlrği, II. Ramses'in İsrail'de görevlendirdiği Hori'nin Firavun'a yazdığı mektupta "Gündüz dahi gökyüzünün karanlık olduğu Lübnan'a giden yoldan hiç geçmedin mi? Orası göğü tırmalayan servi, meşe ve sedirlerle kaplıdır" cümleleri ile anlatılıyor. Kral Davud ve Süleyman (isa'dan 1000 ve 927 yıl önce), saray ve mabetlerinin yapımında sediri kullanmışlardı. Yazılı belgelere göre Sabâ Melikesi Belkıs, saray ve tapınakların içini görünce hayran kalmış: "Bütün evin içi, hiç taş görünmeyecek biçimde bükülmüş düğüm ve çiçekler halinde sırf sedir ağacından ibarettir... Ve o evi sedir kiriş ve parkeleri kaplamıştı."
Antalya'da 5 yıl önce bulunan 25 metre boyunda, 262 santimetre çapındaki sedir ağacının, Türkiye'deki bilinen en yaşlı ağaç olduğu bildirildi. (Hz. İsa ile yaşıt olduğu söyleniyor.
Dalları yataydır. Yaprakları iğne gibi olup, demet şeklindedir. Renkleri, genç yaşında koyu yeşildir. Zamanla açık mavi yeşile dönüşürler. Kozalağı, olgunken açık kestane renkli, uzunca, oval şeklinde ve 8-12 cm boyundadır. Tohumlarında reçine vardır. Odunu kokuludur(koku sanayinde kullanılır.). Gövde ve dallarının kapalı yerlerde yakılmasıyla sarıkatran (Sedir ağacı yağı) elde edilir.
Faydası : Mikrop öldürücüdür. Cilt solunum yolları hastalıklarında kullanılır. İdrar söktürür.
Sedir ağacının adı kutsal kitabımızda da geçmektedir.
Sebe Suresi (34. Sure) 16. Ayet-i Kerime ;
"Fakat onlar (bu nimete şükretmekten) yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki ta­raflı bahçelerini buruk yemişli, acı meyvalı ve içinde
biraz da sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik."
Yine eskiden, çeyiz sandıkları,tabutlar sedir ağacından yapılırmış. Ayrıca,günümüzde sedir ağacının altında yetişen, çok lezzetli sedir mantarının kilosu köylüler tarafından AB'ye100 eurodan satılıyormuş.
Yine, Alman bilim adamları Mısır mumyalarının günümüze kadar nasıl dayandığının sırrını araştırırken, bu mucizenin sedir ağacı yağı sayesinde olduğunu bulmuşlar.
Sedir ağacına haşereler yanaşamadığından ve yağ mikrop öldürücü olduğundan, mumyalar günümüze kadar dayanmış ve sedir ağaçları da yine bu nedenden çok uzun yaşıyorlarmış.
Sonuçta bütün bu bilgiler ışığında sedir ağacının ne kadar değerli bir ağaç olduğunu anlıyoruz.
İlkokulda, hayat bilgisi kitabımızdan, Anadolu'nun eskiden Sedir Ormanlarıyla kaplı olduğunu, yine bir sincabın, hiç yere inmeden, sedirden, sedire atlayarak, Lübnan'daki sedir ormanlarına ulaşabileceğini okumuştuk.
Bugün bu ormanlarımız insanlar tarafından korunmamış, yok edilmiştir.
Bozkıra dönüşen Anadolu'muzda her yıl toprak erozyonuyla, kıbrıs adası kadar toprak kaybettiğimiz Tema Vakfı (Türkiye Erozyonla Mücadele Vakfı)tarafından açıklanmıştır.
Bir de orman niteliğini kaybetmiş B2 arazilerinin imara açılması durumu vardır.
yine her yıl, dönümlerce arazimiz orman yangınlarıyla yok olmaktadır.
Hükümetimiz tarafından küresel ekonomik krizin etkilerinden kurtulabilmek için hazırlanan, son ekonomik önlemler paketinde, 120.000 işçinin topluma yararlı işlerde çalıştırılmak üzere istihdam edileceği açıklanmıştı.
Bana göre, Anadolu'nun uygun alanlarının, B2 arazilerinin ve yanan orman alanlarının, Sedir ve diğer faydalı orman ağaçlarının fidanlarıyla donatılmalarından yararlı bir iş olabilir mi?
Böylece, küresel ısınma, çevre felaketinden de korunmuş olacağız.
ayrıca, bu ağacın ürünlerinin parasal getirileri de olacaktır.
Bir de erozyonla, tarım topraklarımızın yok olmasından kurtulacağız. Bir taşla birden çok kuş vurma durumu olacak.
Ben sayın, yöneticilerimizden bu konuyu dikkate almalarını istirham ederek yazımı bitireceğim.
Hepinize, yine, yeni, yeniden, yemyeşil bir Anadolu dileğiyle

Nur Ergün

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri