» Fazıl Hüsnü Da?larca şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

03.11

2017

Dertlerimiz

Mücahit Can Serpici


Biraz Yıldız Tilbe şarkıları gibiydi dertlerimiz. Anlatsak intihar edecekler çoktu, bu yüzden sustuk içimize attık dertleri. Kezzap misali kavuruyordu yüreğimizi, nefessiz bırakıyordu bazen bizi.

Ama yediğimiz kurşunlar sayesin de oluyor, dertlerimiz. Kimimiz dostumuz sayesinde yedik sırtımıza, sırtımıza. Kesti nefesimizi. Kimimiz yedi yârden şakaklarına, kesti hayallerimizi. Hep yıkıldı bir şekilde dünyamız. Ne zaman inşa etsek gezegenleri, hepsi birer, birer yok etti kendilerini. Kalbimiz adeta tozlarla dolu galaksiler gibi oldu.

Kimimiz ailesinden yedi kurşunu anlına, anlına. Düşünemez oldu. Hep bir yarım kaldı. İnsan tek başına bir tam değildir. Bir yarısında kendi varsa bir yarısında ailesi vardır. Ailesi olmadan yaşayan insanların gülüşlerine aldanmayın, yarım tebessümdür onlar. Ay tutulması kadar aydınlatır dünyayı. En kötüsü odur. İnsanın ailesi hiç yoksa eksikliği nedir çok anlam vermez. Ama yaşarken kaybetti ise: işte yarım kalır. Yediği içtiği boğazına düğümler atar.

Anne şefkati olmadan bir genç kaç gün yaşar ya da yaşadığını zanneder. Babasının gölgesi olmadan bir genç, nasıl dayanabilir sıcaklara? Nasıl kafasını rahat koyabilir yastığa, koydu diyelim. En fazla kaç gün uyur, ya da uyuduğunu zanneder. Baba insanın koruyucusudur, kalbinde taşıdığı kahramanı. Yasin bir önemi yok, babalar her zaman yüreklerin kahramanıdır. Peki, yüreğinde babası olmayan bir genç, kahramansız, diyarsız, evsiz nasıl yaşayabilir? Yaşadığını zanneder. Eli her telefona gittiğin de babam aradı mı diye, sıkılmadan her gün telefona bakmak nasıl bir histir? Nasıl bir umuttur? Çok koyar insana belki arar diye artık olmayan babasından telefon beklemek. Sadece omu? Küçükken verilen para ile bayramda ekmek almaya gidip, kalan paranın üstü senin evlat sözcüğünün verdiği o masum çocukluk hissi yok mu? İşte her bayram gelir aklına. Avuçlarına bakarsın, kulağında o sesi ararsın, bazen bayram da rehber de bir isim ararsın, ne bilim ararsın işte. Babam şöyle diyen, arkadaşlarına: o da bir şey mi benim babam da böyle diye, çocukça laf atışmaları yapmak ister insan. Ama yapamaz. Bazen babam sözcüğü çıkmaz ağızdan işte öyle kavrulur insan kendi sessizliğinde.

Sonuç olarak hepimiz bir şekilde dertli ve eksik insanlarız. Bizi bu hale getirenlere düşüncelerimizi onlar gibi olmayarak, bir başkasının da bize düşünmesine engel olmamız lazım. Canımızı yaktılar diye ateşimizle başkalarını da yakmamak gerek. Bir gün sende yar olacaksın, seni bırakanlar gibi bırakıp gitme. Sende arkadaş ve kardeş olacaksın, seni bıçaklayanlar gibi nereye buracağını bilip gitme. Sende baba olacaksın, seni yarım bırakan gibi evladını yarım bırakma. Her ne olursa olsun sana ettiler, sen başkalarına etme.



Mücahit Can Serpici

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 8 yazısı bulunmaktadır.

Mücahit Can Serpici yetkili üye konumundadır.


Mücahit Can Serpici denemeleri

Deneme için yorumlar

Bu denemeyi sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri