» Sohbet odamyz tekrar aktif. Sohbet etmek için TIKLAYINIZ...

21.02

2012

Gönül Limanı

Necip Küçük


Merhaba Gönül Limanı, eminim ki bu liman Allah'ın çok sevdiği nurla yıkanmış,, Pislikten çoğalan haşaratların, deniz analarının, çöp poşetlerinin, bira şişelerin olmadığı bir liman,

Bu nedenle uğradım.. Limanına Dostluk haladını sıkıca bağlayacak bir köşeniz vardır sanırım..

Ve sana bedduayla başlıyorum
*Gönül Limanı *

[ Allahın nuru peygamberin şefati ile ahirette ve dünyada... Kevser şarabı içinde aşk sarhoşu olasın... Sevgi yağmurları altında şemsiyesiz kalasın... Yüzünden gülücükler hiç eksilmesin... ]
'' Emiiiii ve Aminn..

* Gönül Limanı *
( Ben mutluyum demek ne güzel )

...Bazen hayatınızı gözden geçirdiğiniz, yalnız kaldığınız anlar olur. Düşünürsünüz her şeyi. Geçmişe gidersiniz. Siyah beyaz fotoğraflara..! Sevdikleriniz düşer gözünüze... Yanınızdayken belki de yeterince sevdiğinizi söyleyemediğiniz ama kaybettikten sonra dua edip gözyaşı dökerken sizi duyup duymadığını bilmeden sevdiğinizi fısıldarsınız...
Sonra, düşünürsünüz.. Kazanımlarınızı, kaybedişlerinizi, acılarınızı, sevinçlerinizi.. Ne çok şeyi yaşamış ve bırakmış olduğunuzu görürsünüz geride.. Hayatınızın üzerine çizgiler attığınız önemli anlardır uzanıp dokunduğunuz, bazen bir obje, bazen bir ses, bazen bir şarkı ve daha bir çok şey hatırlatır...

Sevgi , Saygı , Güven
Çıkar dünyasının o hoşgörüsüz acımasızlığında, sancılarımız aslında..! Medeniyetin yozlaştırdığı insanlık, ya da medeniyeti kullanmasını keşfedemeyen eline yüzüne bulaştıran insanlık.. Rabbimizin yarattığı biz insanlara sunulan değerlerin kıymetini bilmeyen insanlık..

Eski dostlukları düşünüyorum. Eski paylaşımları, Çocukluğumda hayata dair anlatılan masalları dikkatle dinlerdim. Büyüklerimize ' siz ' demesini öğrenerek büyüdüm. Saygıyı öğrettiler..' sevmesen de saygı duymak zorunda olduğumuzu... Çok konuşmayı değil, öz konuşmayı öğrettiler... Önce dinlemeyi, sonra anlamayı, sonra konuşmayı...!

Yeri gelince bir kitap gibi sessiz olmayı bununda insan ruhuna ne kadar iyi geldiğini..! Sırtınızdan bıçaklanma korkusunu yaşamadan. Ama ne yazık ki Güven vermeyi ve güven duymayı. Bu gün gerçekten çok ihtiyaç duyduğumuz o güven olayı. Gözünüzü tamamen bugün dostluklar hep bir çıkar doğrultusunda tedirginlik yaşıyor

Evlilikler ve sevgiler yıprandı. Oysa başlangıçlar hep ' Hastalıkta ve sağlıkta iyi ve kötü günde ölüm bizi ayırana kadar ' diye başlar.. Aynı yastık, aynı yataktır paylaşılan ve aslında sarıldığınız sadakat, güven, saygı ve sevgidir. Hepsini ayakta tutan en önemli olgudur, güven. Eğer bu yok olursa diğerlerinin hiçbir anlamı kalmaz.

Sırtınızı dönmeye korkuyorsanız, beraber yürümeye korkuyorsanız, şüpheleriniz ve tedirginlikleriniz varsa, böyle bir paylaşımın eziyetten öteye gitmeyeceği kesindir... En güvendiğiniz insandan, yediğiniz o bıçak darbesinin acısı bir ömür sürer... Bıraktığı iz çok derindir... Bir ömrü etkileyecek kadar... Yaşarken de; Ölümün garip şekilleri var...

Yılları öldürmek gibi... Emekleri öldürmek gibi... Duyguları, inançları, hayalleri öldürmek gibi.. Sırtında ihanetin derin yarasında yeniden yeniden kanamak, Korkularla yaşamak gibi...

Oysa Allah her insana düşünce gücü vermiş. Düşünüp, inanıp, başarma gücü...
O güç hayatımıza açtığımız pencerelerdedir. O pencereden nasıl baktığımız! Hayatımızın seviyesini, mutluluklarımızı, değerlerimizi, renklerimizi, sevinçlerimizi, acılarımızı, sevgilerimizi asarız o pencerelere... Sevgiyi.. İnsanı yaşatan muhteşem o duyguyu... Ekmek gibi, su gibi, nefes gibi..!

Sevmenin sınırı yok.

Eğer sevgiyle doluysa yüreğiniz, eğer sevgiyle bakıyorsa gözleriniz, onu her yere yerleştirebilirsiniz.. Küçücük bir çocuğun saf gülücüklerine..! Saf duru yağmur damlalarına..! Saçlarınızı karıştıran rüzgâra..! Lacivert gecelerde parlayan yıldıza..!
Durabileceğin en güzel bir Gönül Limanına ..!

Eğer acıyorsa sevginiz, şarkılara yerleştirirsiniz sevginizi.. Şiirlere.. Bazen bir filme.... Bazen bir odaya kapatırsınız... Çalan kapıları ve çalan telefonları susturursunuz..! . Belki de her şeye kapatarak kendinizi..! Acıtmadan gitmez hiçbir şey... Hasretler ve özlemler, kor kor yaksa da yüreğinizi, özlediğiniz ve sevdiğiniz birinin olması muhteşemdir! Düşünüyorum da hayat her şeyi ile güzel

Ve kendime soruyorum hep.. Hayallerim olmazsa nasıl yaşarım,,
...Umutlarım olmazsa,
...Özlemlerim olmazsa,
...Acılarım olmazsa,
...Mutluluklarım olmazsa,
Göz yaşlarım olmazsa nasıl sevebilirdim gülmeyi.
Hayat yaşadığımız her olgunun deneyimlerinin toplamıdır aslında...
Geçen her zaman bizden çok şeyi alırken, koca bir hayatın hikayesini de bize verir... İçinde keş kelerimiz ve pişmanlıklarımız ve cevaplayamadığımız sorularımızla.. Tabi ki olacak.. Olmalı.. Hayat bu zaten.. İçinde bir çok şeyi barındırır.. Önemli olan her şeye rağmen hayatımıza sahip çıkmamız ve mutlu olmamız.. Mutlu olmalıyız, çıkmazlara sokmadan.. kutucuklara ve kalıplara koymadan...

.Mutluluk; bir kuşun gagasında yuvasını yapmak için taşıdığı küçük bir çöp parçası... Aldığım nefesi hissetmek... İçimdeki çocuğun hayata pırıl pırıl bakması... Tüm olumsuz olgularda dahi değerlerimi kaybetmeden insanlığıma sahip çıkmak...

Bir lokma ekmeğin ağzımda bıraktığı o muhteşem tadı.. Akşam yastığa koyduğumda başımı gurur duymam, yaşanmışlığımın her bir karesiyle....
Vicdanımın özgürlüğü...

İşte ben mutluyum.. İşte ben mutluyum..
Demek ne güzel..Ne güzel..
.
Bir dostu ve daha önemlisi bir kadını ağlatırken çok dikkat edin...
Çünkü Allah gözyaşlarını sayar...

Teşekkürler Gönül Limanı

N.K Aralık 2011


Necip Küçük

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri